Do shopping türkçesi Do shopping nedir

  • Alışverişe çıkmak.
  • Çarşıya çıkmak.
  • Alışveriş yapmak.
  • Alışveriş etmek.

Do shopping ile ilgili cümleler

English: He knows how to do shopping.
Turkish: Nasıl alışveriş yapılacağını biliyor.

English: We go downtown to do shopping.
Turkish: Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.

English: Ali went downtown to do shopping.
Turkish: Ali alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.

English: It's the first time I do shopping in this city.
Turkish: Bu şehirde ilk defa alışveriş yapıyorum.

English: I'd like to do shopping on Fifth Avenue in New York.
Turkish: New York'ta Fifth Avenue'da alışveriş yapmak istiyorum.

Do shopping ingilizcede ne demek, Do shopping nerede nasıl kullanılır?

Do : Rolünü üstlenmek. Yapmak. Davranmak. Uymak. Ayağını kaydırmak. Temizlemek. İlgilenmek. Başarmak. Büyük toplantı. Düzeltmek.

Shopping : Çarşıya çıkma. Alışveriş yapma. Alışveriş. Genellikle satın almak anlamında kullanılan, alıp satma işlemi. Çarşı pazar dolaşma. Pazara çıkma.

Do a bargain : Pazarlık etmek.

Do a bunk : Sıvışmak. Fıymak. Topuklamak. Arazi olmak. Tüymek. Kaçmak. Zengin kalkışı yapmak. Aceleyle gitmek.

Do a dance : Dans etmek.

Do a doctorate : Doktora yapmak.

Do a disservice : Zarar vermek.

 

İngilizce Do shopping Türkçe anlamı, Do shopping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Do shopping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deal with : -e değinmek. Baş etmek. Müşterisi olmak. İş yapmak. Uğraşmak. İlgili olmak. Hakkından gelmek. Ticaretini yapmak. Halletmek. Ticaret yapmak.

Do business : Ticaret yapmak. İştigal etmek. İş yapmak. Uğraşmak.

Merchandised : Ticaret yapmak. Satın alınmış.

Trucked : Değiş tokuş etmek. Takas etmek. Gitmek. Trampa etmek. Mal ile ödemek. Kamyon ile yük taşımak. Trampa. Kamyon. El arabası ile yük taşımak.

Go shopping : Çarşıya gitmek. Alışverişe gitmek. Piyasayı araştırmak. Dükkanları dolaşmak.

Patronizes : Tenezzül etmek. Küçük görmek. Himayesine almak. Büyüklük taslamak. Patronluk taslamak. Faydası dokunmak. Müşterisi olmak. Desteklemek. Maddi yönden desteklemek.

The trade : Satmak. Alışveriş. Almak. İçecek üreticileri. Takas etmek. İş yapmak. Alım satım yapmak. Sanat. Ticaret. Ticaret yapmak.

Dealt : Kağıt dağıtmak. Meşgul olmak. İş yapmak. Vurmak. Değinmek. Uğraşılan. Dağıtmak. Uğraşmak. Uyuşturucu işi yapmak.

Shopped : Araştırmak. Hapse atmak. Ele vermek. Gammazlamak. Araştırma yapmak. Aldatılmış (eş).

Shop : Hapishane. Gammazlamak. İşyeri. Kurum. Mağaza. İş. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Kuruluş.

Do shopping synonyms : markets, truck, have dealings, deal, do business with, deals, trade, merchandising, merchandise, market, buy into, marketed, patronize.