Do business türkçesi Do business nedir

  • Ticaret yapmak.
  • İş yapmak.
  • İştigal etmek.
  • Alışveriş etmek.
  • Uğraşmak.

Do business ile ilgili cümleler

English: Ali wants to do business with Mary.
Turkish: Ali Mary ile iş yapmak istiyor.

English: I do business here.
Turkish: Burada iş yapıyorum.

English: Do you want to do business or not?
Turkish: İş yapmak istiyor musun yada istemiyor musun?

English: I think we can do business together.
Turkish: İşi birlikte yapabileceğimizi düşünüyorum.

English: I believe we can do business together.
Turkish: Sanırım işi birlikte yapabiliriz.

Do business ingilizcede ne demek, Do business nerede nasıl kullanılır?

Do : Düzenlemek. Meydana getirmek. Ayağını kaydırmak. Başarmak. Rol üstlenmek. Düzeltmek. Dolandırmak (argo terim). Yetişmek. Gezmek. Büyük toplantı.

Business : Olay. Mesele. Ticaret. İşyeri. Konu. İş. İş yazışması. Alım satım. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad.

Do business with : Alışveriş etmek. İle iş yapmak.

Do a bargain : Pazarlık etmek.

Do a bunk : Tüymek. Arazi olmak. Aceleyle gitmek. Sıvışmak. Topuklamak. Zengin kalkışı yapmak. Kaçmak. Fıymak.

 

Do a dance : Dans etmek.

Do a disservice : Zarar vermek.

İngilizce Do business Türkçe anlamı, Do business eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Do business ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do shopping : Alışverişe çıkmak. Alışveriş yapmak. Çarşıya çıkmak.

The trade : Sanat. Alışveriş. Satmak. Alım satım yapmak. Almak. Takas etmek. İçecek üreticileri. Uzmanlığa sahip insanlar.

Be occupied with doing : Meşgul olmak. Yapmakla meşgul olmak.

Jobs : Komişyonculuk yapmak. Kiralamak. Kiraya vermek. Ufak tefek işler yapmak. Zimmetine geçirmek. Görevi kötüye kullanmak. İşe yerleştirmek.

Attacked : Aşındırmak. Saldırılmış. Hücuma uğramış. Hamle yapmak. Saldırıya uğramış. Eleştirmek. Yakalanmak. Hücum etmek. Dil uzatmak. Taarruz etmek.

Do business with : İle iş yapmak.

Attend to : Dikkat etmek. Bakmak. Meşgul olmak. Mukayyet olmak. İlgilenmek.

Be at war with : Mücadele etmek. Savaş halinde olmak.

Dealt : Uğraşılan. Değinmek. Kağıt dağıtmak. İlgilenmek. Dağıtmak. Meşgul olmak. Uyuşturucu işi yapmak. Ele almak.

Merchandised : Satın alınmış.

Do business synonyms : deal with, merchandising, merchandize, deal, contended, attacks, agonize, job, patronize, deals, patronizes, attack, trades, bend over backwards, jobbed, traded, agonizes, be in business, merchandise, shopped, agonises, perform an action, agonise, carry on business, be in the race to stay, trade, ply, be occupied in doing, shop, merchand, contend, come at.