The whole caboodle türkçesi The whole caboodle nedir

The whole caboodle ile ilgili cümleler

English: When I first took a C course, I couldn't understand a single thing explained in class. Thank God I got a friend of mine who's a programmer to explain to me how the whole caboodle works.
Turkish: İlk olarak bir C kursu aldığım zaman sınıfta açıklanan tek bir şeyi anlayamadım. Allah'a şükür ki bütün topluluğun nasıl çalıştığını bana açıklamak için bir programcı olan bir arkadaşım var.

The whole caboodle ingilizcede ne demek, The whole caboodle nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Whole : Sağlıklı. Tam. Sağlığı yerinde. Sağlam. İyi. Yarasız beresiz. Öz. Tek parça. Toplu. Tüm.

Caboodle : Takım. Hepsi. Kalabalık. Cemaat. Bol.

The whole : Bütün. Tekmil. Tamam.

The whole bag of tricks : Ne var ne yok. Tüm mevcut olanaklar. Ne lazımsa. Tüm imkanlar.

The whole kit and caboodle : Tümü birlikte. Hepsi veya tümü birden. Her şey veya her şeyi. Takım taklavat. Hepsi. Tüm miktar. Cümbür cemaat. Tümü. Hepsini. Hepsi birden.

 

The whole night : Bütün gece. Tüm gece.

The whole issue : Bütün mesele. Bütün sorun.

The whole lot : Cümbür cemaat. Hepsi.

The whole ball of wax : Bütünü. Bütün şeyler. Bütün herşey. Tamamı. Her şey. Herşey. Tüm balmumu topu.

İngilizce The whole caboodle Türkçe anlamı, The whole caboodle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The whole caboodle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All the world : Elalem. Dünya alem. Bütün dünya. Cümle alem.

Every man jack : Son ferde kadar.

Whole caboodle : Topu. Takım taklavat. Hepsi birden.

Alls : Tümü. Bütün. Tümünü. Katışıksız. Ne var ne yoksa. Her şey. Hepsi. Tüm.

Anybodies : Kimse. Kim olsa. Hiç kimse. Herhangi birisi. Herhangi bir kimse. Herhangi biri. Birisi.

Anybody : Kim olsa. Kimse. Hiç kimse. Kim olursa. Birisi. Herhangi birisi. Herhangi biri. Herhangi bir kimse.

Each and every one : Her kişi. Her bir kişi.

All : Bütün. Hep. Her şey. Her biri. Katışıksız. Alayı. Tamamen. Tümüyle. Tümü.

All the world and his wife : Tüm sosyete. Yediden yetmişe herkes. Bütün insanlar. Bir sürü insan. Sosyete dünyası. Bütün sosyete.

The whole caboodle synonyms : every damned one, all and sundry, high and low, all hands, everyone, the whole lot, every one, the whole kit and caboodle, all together, anyone, everybody.