Threating türkçesi Threating nedir

Threating ingilizcede ne demek, Threating nerede nasıl kullanılır?

Threat agent : Tehdit etkeni. Tehdit etmeni.

Threat and risk assessment : Tehdit ve risk değerlendirme.

Threat monitoring : Tehdit gözleme. Tehdit gözetleme.

Threat of extinction : Bazı bitki ve hayvanların türlerinin yeryüzünden yok olup gitmesi tehlikesi. Neslinin tükenme tehlikesi.

There is a threat of rain : Yağmur yağacağa benziyor.

Veiled threat : Gizli tehdit. Alttan alta tehdit. İnce tehdit. Örtülü tehdit. Kapalı tehdit. İmalı tehdit.

Threaten : Tehditte bulunmak. Gözdağı vermek. Tehdit etmek. Tehlike belirtisi olmak. Habercisi olmak. -e işaret etmek. Gözünü korkutmak. Korkutmak.

Threat : Tehlike. Tehlike işareti. Korkutma. Gözdağı. Korku. Tehdit. Tehdit etmek. Adak.

Immediate threat : Bir anda ortaya çıkan tehdit. Mevcut tehlike. Güncel tehlike. Mevcut tehdit. Kapıdaki tehlike.

Threatened : Riske atılmış. Korkmuş. Tehdit edilmiş. Gözü korkutulmuş.

İngilizce Threating Türkçe anlamı, Threating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Threating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oblation : Kurban. Aşai rabbani ayini. Tanrı'ya sunulan şey. (özellikle dini bir kuruma yapılan) bağış.

 

Frightening : Korku duyulan. Ürkütücü. Dehşet verici. Korkulan. Korkunç. Ürkünç. Korkulu. Korkutucu. Muhatara.

Defiance : İtaatsizlik. Karşı çıkma. Karşı koyma. Muhalefet. Meydan okuma. Başkaldırma. Saygısızlık. Nispet. İsyankarlık.

Terrorization : Yıldırma. Terörleştirme.

Overhung : Sarkmak. Üzerine sarkmak. Üstten asılmış. Çıkıntı yapmak. Sarkık. Yakın olmak.

Jeopardies : Riskler. Risk. Riziko.

Endangerment : Tehlikeye atılmış olma durumu. Muhatara. Tehlikede olma durumu. Tehlikeye atma. Riske atma.

Offerings : Bağış. Teklifler. Öneriler. Teklif. Kurban. Sunuş. Kilisede toplanan para.

Dismay : Yılgı. Perişan etmek. Yeis. Dehşete düşürmek. Yıldırmak. Ümitsizlik. Dehşet. Can sıkmak. Keder. Umutsuzluk.

Jeopardise : Tehlikeye sokmak. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize). -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak. Birini tehlikeye atmak. Tehlikeye koymak. Riske atmak. Tehlike yaratmak. Tehlikeli duruma sokmak. Tehlikeye atmak. Tehlikeli durumda bırakmak.

Threating synonyms : writing on the wall, the writing on the wall, warn, alarms, affrights, intimidations, menaced, duresses, dismaying, creeps, coercions, offering, impend, jeopardy, danger signal, jawbone, votive offering, cold feet, vow, horrifying, storm cloud, warning sign, hazardousness, gravity, tocsins, bullying, awes, dangerousness, intimidate, alarm, impends, jawbones, duresse.

Threating zıt anlamlı kelimeler, Threating kelime anlamı

Unalarming : Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan. Panik yaratmayan.

Faithful : Dinine bağlı. Mümin. Vefalı. Yanlışsız. Dürüst. Sadakatli. Sadık. İçten. Bağlı. Aslına uygun.