Endangerment türkçesi Endangerment nedir
Endangerment ingilizcede ne demek, Endangerment nerede nasıl kullanılır?
Endangerments : Muhatara. Tehlikede olma durumu. Riske atma. Tehlikeye atılmış olma durumu. Tehlike. Tehlikeye atma.
Endanger lives : Hayatları riske atmak. İnsanların hayatını tehlikeye atmak. Diğerlerini tehlikeye atmak.
Endanger : Tehlike yaratmak. Tehlikeye atmak. Tehlike etkisinde bırakmak. (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak. Tehlikeye düşürmek. Tehlikeye sokmak. Kayıp vermek. Tehlike oluşturmak. Zarar vermek.
Endangered : Neslinin tükenme tehlikesi olan. Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan (bir hayvan veya bir bitki hakkında). Tehlikede. Tehlikeye atılmış. Risk altında. Tehlike altında. Nesli tükenmekte olan.
Endangered himself : Kendini riske maruz bırakan. Kendini tehlikeye atan.
Endangers : Tehlikeye atmak. Tehlike yaratmak. Tehlikeye sokmak. Tehlikeye düşürmek. Kayıp vermek. (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak. Tehlike etkisinde bırakmak. Tehlike oluşturmak. Zarar vermek.
Unendangered : Tehlikeye atılmamış. Tehlike içinde olmayan.
Endangering : Tehlikeli. Tehlikeye atma.
Endangered species : Nesli tehlikede olan türler. Tehlike altındaki türler. Tehdit altındaki türler. Nesli tükenme tehlikesi altındaki türler. Nesli tükenmekte olan türler. Tehlikedeki türler. Yokolma riski altındaki hayvan ve bitkiler. Nesli tükenen türler.
Endangering oneself : Kendini riske atma. Kendini tehlike altında bırakma. Kendini tehlikeye maruz bırakma.
İngilizce Endangerment Türkçe anlamı, Endangerment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endangerment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Detriment : (yurt vb) oda tamir tazminatı. Ziyan. Muzır. Zarar. Hasar. Zarar ziyan.
Imperilments : Tehlike altında olma. Riskte olma durumu. Risk altında olma.
Emergency : İvedi. Acil durum. Buhran. İcap. Kriz. Ani tehlike. Acil ihtiyaç. Aniden çıkan olay.
Occupational hazard : Mesleki risk. Mesleki tehlike. İş tehlikesi.
Hazard : Riske etmek. Şansa bırakmak. Kumar. Riske sokmak. Risk. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Tehlikeye atmak. Afet. Şans.
Health hazard : Sağlık tehdidi. Birinin iyi durumuna yönelik tehlike. Sağlığa zararlı. Birinin sağlına yönelik tehlike.
Distress : Üzüntü. Acı çektirmek. Istırap. Endişe uyandırmak. Sıkıntı vermek. Kahretmek. Felaket. Haciz. El koymak. Istırap vermek.
Insecureness : Şüpheli olma durumu. Tehlikeli olan. İstikrarsızlık. Risklilik. Emniyetsizlik. Kesin olmamam durumu. Özgüvensizlik. Şüphelilik. İstikrarlı olmama durumu.
Frightening : Korkutucu. Dehşet verici. Korkulan. Korkulu. Korku duyulan. Ürkünç. Korkunç. Ürkütücü. Korkutma.
Imperilment : Risk altında olma. Riskte olma durumu. Tehlike altında olma.
Endangerment synonyms : gravity, danger, periling, hazardousness, emergencies, dangers, periled, endangering, jeopardy, jeopardizing, detriments, dangerousness, risk, sword of damocles, peril, endangerments, moral hazard, hazarded, jeoparding, gravities, risking, jeopardies.
Endangerment ingilizce tanımı, definition of Endangerment
Endangerment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hazard. Peril.

Bu kısımda Endangerment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endangerment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endangerment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endangerment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.