Three sheets in the wind türkçesi Three sheets in the wind nedir

  • Ayakta duramayacak kadar sarhoş.
  • Zilzurna sarhoş.
  • Körkütük sarhoş.

Three sheets in the wind ingilizcede ne demek, Three sheets in the wind nerede nasıl kullanılır?

Three : Se. İskambilde üçlü. Üç rakamı (3, ııı). 3. Üçlü. Üç.

Sheets : Tablolar. Kaplamak. İskotasını çekmek. Sayfalar. Örtmek. Çarşaf örtmek. Sarmak.

In : İçeriye. İçine. İçinde. Çok moda olan. De. İçeri doğru yönelen. Da. Olarak. Gelmiş olan. İçeri.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Wind : Kıvırmak. Bükülmek. Kıvrılmak. Dolamak. Döndürmek. Kurmak. Boş laf. Sonuçlandırmak. Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi.

Beat against the wind : Rüzgara karşı volta vurmak.

Twist in the wind : Gururu kırılmak. Gururu incinmek. Rezil olmak. Küçük düşmek. Ceza çekmek.

Beat on the windows : Camlara vurmak.

A straw in the wind : Bir şeyin habercisi.

Be three sheets to the wind : Sarhoş olmak. Zil zurna sarhoş olmak. Alkolle kendinden geçmek.

 

İngilizce Three sheets in the wind Türkçe anlamı, Three sheets in the wind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Three sheets in the wind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blotto : Çakırkeyif. Dut gibi. Kafası dumanlı. Fitil gibi. Sarhoş. Dut gibi sarhoş.

Stoned : Matiz. Uyuşturucunun etkisi altında. Sarhoş. Çekirdekleri çıkarılmış. Zom. Çok sarhoş. Uyuşturucuyla uçmuş. Uyuşturucu almış. Uyuşturucu etkisinde olan. Taşlanmış.

Paralytic : Felç edici. İnmeli. Kafayı bulmuş. Kötürüm. Paralitik. Felçli kimse. Felçli. Küfelik.

Drunk and incapable : Sarhoş ve kendini bilmez.

Blind drunk : Fitil gibi. Çakırkeyif. Aşırı alkollü. Yüklü. Bulut gibi sarhoş. Sarhoş. Dut gibi. Küfelik. Kör kütük sarhoş.

Blazed : Parlamak. Işımak. Tutuşmak. Alev alev yanmak. Zil zurna sarhoş. Yıldızı parlamak. Ağaçlara işaret koymak.

Blitzed : Hava saldırısıyla yıkmak. Sarhoş. Kafası güzel veya iyi.

Sozzled : Çakırkeyif. Ayyaş. Sarhoş. Kafası dumanlı.

Drunk as a lord : Fitil gibi sarhoş. Fitil gibi.

Dead drunk : Bulut gibi sarhoş. Küfelik. Fitil gibi sarhoş. Aşırı içkili. Kütük gibi.