Tinier türkçesi Tinier nedir

Tinier ingilizcede ne demek, Tinier nerede nasıl kullanılır?

Cantinier : Hancı. Meyhaneci. Otelci.

Cantiniere : (fransızca'dan) askerler için matara veya yemek kabı taşıyan kadın (ordu).

Tiniest : Minicik. Ufacık. Mini. Minik. En ufak. Minnacık. Mini mini. Küçücük.

Destinies : Kısmet. Felek. Kader. Alın yazısı.

Mutinied : İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırmak. Kazan kaldırmak. İsyan. Ayaklanma. İsyan etmek. Başkaldırma. Ayaklanmak. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Kıyam.

Actinic : Aktinik. Güneş ve benzeri ışınların kimyasal değişikler meydana getirmesi. Mor ötesi ışık özelliğine sahip olan. Işınlı. Isıgeçirir. Aktiniksel.

The destinies : Kader tanrıçaları (mitoloji terimi).

Actinia : Herhangi bir denizşakayığı veya ona benzer hayvan.

Tining : Kalay. Mangiz. Kalay tabakasıyla kaplamak. Konservelemek. Teneke kutu. Kalaylamak. Teneke kutu içine koymak. Kutulamak. Teneke kutuya koymak. Teneke.

Scrutinies : Denetleme. Seçim kontrolü. Tetkik. Oyların tasnifi. Dikkatle bakma. İnce eleyip sık dokuma. Dikkatli inceleme. Oyların yeniden sayımı. Araştırma. Tahkik.

 

İngilizce Tinier Türkçe anlamı, Tinier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tinier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Very small : Azıcık. Çok küçük. Avuç içi kadar. El kadar.

Diminutive : Küçültme ismi. Küçültme sıfatı. Üzerlerine geldiği ad soylu kelimelerin anlamına küçüklük, azlık, sevgi, şefkat kavramları katan ekler. türkçenin bu kavramları sağlayan ve hepsi de vurgulu olan ekleri şunlardır: +ca (seyrek+çe, tatlı+ca, deli+ce, «çubuk», güzel+ce); +cık (kimse+cik, ada+cık, kuş+cuk, yavru+cuk, bir yudum+cuk, ince+cik, küçü+cük < küçük+cük, mini+cik < minik+cik); +cak (yav+ru+cak, büyü+cek < büyük+cek, çabu+cak < çabuk+cak); +cağız (adam+cağız, kız+cağız); +rak (az+rak, ufa+rak < ufak+rak, küçü+rek < küçük+rek, acı+rak) vb. Küçültme eki. Çok küçük.

Kiddos : Evlat. Genç kimse (argo terim). Çocuk. Küçük. Çocuğa ve genç insana hitap etmek için kullanılan sözcük (resmi olmayan).

Lilliputian : Liliput'a ait. Çok küçük. Ufak. Cüce.

Kiddie : Bacaksız. Çocuk. Bızdık. Küçük çocuk (argo terim). Tıfıl. Yavrucak.

Coinage : Tedavüldeki para. Uydurma (sözcük ya da deyim). Para basma. Madeni para sistemi. Yeni söz uydurma. Uyduruk deyim. Uydurma sözcük ya da deyim. Madeni para. Yeni sözcük.

Bittier : Bölüm bölüm. Kısım kısım. Parçalı. Küçük. Parçalardan oluşan.

Ickle : Ufak. Buz saçağı. Küçük.

Teeniest : Delikanlı. Sıkıcı. Genç.

Inappreciable : Pek az. Belirsiz. Azıcık. Takdir edilemez. Değer biçilemeyecek kadar küçük.

Tinier synonyms : annualry, manus, metacarpophalangeal joint, weest, teeny weeny, coinages, petite, kiddy, miniature, dinkiest, mitt, minis, kidling, micro, ring finger, kids, knuckle joint, petit, midgets, teenier, bubby, skimpy, fingernail, little finger, middle finger, kiddies, index finger, antlike, minute, lilliputs, very short, paw, repast.

 

Tinier zıt anlamlı kelimeler, Tinier kelime anlamı

Summer solstice : Yaz gündönümü. Bk. gündönümü. Günötesi.

Outward : Dışarıya. Dışa doğru olan. Görünüşte. Dış. Görünen. Bkz.outwards. Dıştan. Harici. Dışarıya doğru. Dışarıya giden.