Tiniest türkçesi Tiniest nedir

Tiniest ile ilgili cümleler

English: That was the tiniest cockroach I've ever seen in my life.
Turkish: O, hayatımda şimdiye kadar gördüğüm en ufak hamam böceğiydi.

Tiniest ingilizcede ne demek, Tiniest nerede nasıl kullanılır?

Destinies : Kısmet. Felek. Alın yazısı. Kader.

Mutinies : Ayaklanma. İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırmak. Kazan kaldırmak. İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Ayaklanmak. İsyan etmek. İsyan. Başkaldırma. Kıyam.

Scrutinies : Dikkatli inceleme. Oyların yeniden sayımı. Denetleme. İnceleme. Seçim kontrolü. Tetkik. Araştırma. Tahkik. Oyların tasnifi. İnce eleyip sık dokuma.

The destinies : Kader tanrıçaları (mitoloji terimi).

Tinier : Minicik. Minnacık. Küçücük. Bacak kadar. Minik. Bit kadar. Mini. Ufacık. Ufaklık. Ufacık tefecik.

Tining : Teneke kutu içine koymak. Kutulamak. Teneke kutu. Konservelemek. Kalay. Mangiz. Teneke kutuya koymak. Kalay tabakasıyla kaplamak. Kalaylamak. Teneke.

Actinian : Denizşakayığı.

Achromatinic : Akromatinik.

Actinic balance : Aktinik denge.

Mutinied : İsyan (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Kıyam. Başkaldırma. İsyan. İsyan etmek (gemi kaptanına karşı veya askeri yetkeye karşı). Başkaldırmak. Kazan kaldırmak. İsyan etmek. Ayaklanma. Ayaklanmak.

 

İngilizce Tiniest Türkçe anlamı, Tiniest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tiniest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fuddle : Çakırkeyif yapmak. Şaşırtmak. Şaşkınlık. Sarhoşluk. Sersemlik. Sızmak. (içki) sersemletmek. Çakırkeyif olma. Sersemletmek. Zihnini karıştırmak.

Booze : Sert içki. Cümbüş. Mazot. Kafayı çekmek. Dem çekmek. İçki alemi. Piyizlenmek. İçki içmek. Alem yapmak. Alem.

Satiate : Doyurmak. Tok. Tatmin etmek. Tam doyuma ulaştırmak. Bıktırmak. Doymuş. Gına getirmek. Tıka basa yedirmek. Usandırmak.

Speculate : Kafa patlatmak. Kafa yormak. Kuramsal olarak düşünmek. Yorum yapmak. Üzerinde düşünmek. Tahmin etmek. Borsada oynamak. Tahminde bulunmak. Vurgunculuk yapmak. Alavere etmek.

Take : Çevirim eylemi. Çevirmek. Almak. Alıntı. Reaksiyon. Tepki. Götürmek. Ele almak. Tutma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sup : Yudum yudum içmek. Yudum. Akşam yemeği yemek. Yudumlamak. Kaşıkla içmek.

Tie up : Bloke etmek. Sicimle bağlamak. Berabere bırakmak. İp bağlamak. Birleştirmek. Kravat bağlamak. İlişki kurmak. Şarta bağlamak. Bağlanmak. Sabitleştirmek.

Micros : Küçük. Mikro. Anormal derecede ufak. Mikrobilgisayar. Mikroskoba ait anlamlarında önek. Milyonda bir anlamlarında önek.

Roll over : Çevirmek. Devrilmek. Bir taraftan öbür tarafa yuvarlanmak. Daha uzun vadeli bir işleme dönüştürmek. Uyum sağlamak. Baş veya boyun eğmek. Teslim olmak. Takla atmak. Yuvarlanmak. Mahkum arkadaşını satmak.

 

Fill : Doyma. Dolmak. Karşılamak. Kabarmak. Kapamak. Kaplamak. Doyumluk. Dolduracak miktar. Doldurmak.

Tiniest synonyms : do drugs, weest, fractional, miniscule, feed, drop, cannibalise, miniature, lilliputian, dinkier, minuter, minuscule, take up, partake, bitty, try, minute, micro, merest, have, replete, pokier, minis, the merest, ickle, tinier, weenier, petite, drug, bitsy, minutest, teenyweeny, sop up.

Tiniest zıt anlamlı kelimeler, Tiniest kelime anlamı

Divest : Görevden almak. Kurtulmak. Çıkarmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Elden çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Soymak.

Abstain : İçki içmemek. Sakınmak. İçkiden uzak durmak. Uzak durmak. Perhiz yapmak. Çekinmek. Çekimser olmak. Perhiz etmek. Geri durmak. Oy vermemek.