Very small türkçesi Very small nedir
Very small ile ilgili cümleler
English: He heard a very small voice.
Turkish: Çok küçük bir ses duydu.
English: Ali and Mary live in a very small apartment.
Turkish: Ali ve Mary çok küçük bir dairede yaşarlar.
English: I have to live on my very small income.
Turkish: Çok küçük gelirimle yaşamak zorundayım.
English: Ali is just a large fish in a very small pond.
Turkish: Ali kendi çöplüğünün horozu.
English: Ali comes from a very small town.
Turkish: Ali çok küçük bir kasabadan gelir.
Very small ingilizcede ne demek, Very small nerede nasıl kullanılır?
Very : Tıpkısı. Gayet. Pek. En. Salt. Çok. Tam. Mutlak. Bile. Belirli.
Small : Küçücük. Mütevazı. Sıradan. Hafif. Küçük küçük. Ufak tefek. Mini. Arka. Mütevazi. Zayıf.
Very small amount : Çok küçük miktar. Oldukça az. Çok küçük. Çok az.
Very small amount of : -nın oldukça küçük miktarı. -nin çok az miktarı.
Very small aperture terminal : Vsat. Çok küçük açıklıklı uçbirim. Çok küçük açıklıklı alıcı. Çok küçük açıklıklı terminal. Çok küçük hüzmeli uçbirim.
Very amazed to : Çok şaşırmak.
İngilizce Very small Türkçe anlamı, Very small eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Very small ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beans : Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). Sakinleştiriciler. (uyuşturucu argosu) kokain. Pek az. Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Fazla değil. Fasulye. (argo) fasulye kadar. Meskalin.
Lilliputs : Jonathan swift'in guliver'in seyahatleri romanındaki küçük insanların yaşadığı hayali ada.
A modicum of : Bir nebze. Az bir miktar. Pek az. Bir parça. Zerre kadar.
Fractional : Önemsiz. Kesirlere ait. Çok ufak. Kesri. Kademeli. Cüzi. Kısmi.
Poky : Önemsiz. Uyuşuk. Sıkıcı. Daracık. Adi. Cansız. Delirtecek kadar yavaş. Kodese tıkılmış.
Imperceivable : İnce. Algılanamaz. Tespit edilemez. Hafif. Algılanabilir olmayan. Farkına varılamaz olan. Hissedilemez. Hissedilebilir olmayan.
Any : Daha. Kimse. Biraz da olsa. Biri. Hiç. Birisi. Herhangi bir tanesi. Birkaç. Lalettayin.
Small : Fakir. Mütevazı. Ufak. Zayıf. Küçük küçük. Önemsiz. Hafif. Az.
Very small synonyms : a dab of, a wee bit, smallest, barer, minutest, diminutives, a little bit, tiny, ickle, bitsy, dinkiest, teeny weeny, inappreciable, smallish, tiniest, lilliputian, minuscules, minuter, infinitesimal, for a little, pokier, dinky, lilliput, few, barest, drib, tinier, diminutive, a shade, midget, lilliputians, dollops, minute.

Bu kısımda Very small kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Very small ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Very small anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Very small ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.