To spare türkçesi To spare nedir
To spare ile ilgili cümleler
English: Is there any room to spare in your car?
Turkish: Arabanızda ayıracak yer var mı?
English: I wish to spare him the trouble of going there.
Turkish: Oraya gitmenin zorluğunu ona söylemek istemiyorum.
English: What should I do to spare time?
Turkish: Zaman tasarrufu yapmak için ne yapmalıyım?
English: I wanted to spare your feelings.
Turkish: Senin duygularını incitmemek istedim.
English: What should I do in order to spare time?
Turkish: Zaman ayırmak için ne yapmalıyım?
To spare ingilizcede ne demek, To spare nerede nasıl kullanılır?
To : İla. -e kadar. Kadar. İle. -e göre. Arasında. -mek -mak (mastar). Ya. Ye. Karşı.
Spare : Yedek parça. Eli sıkı. Kaçmak. Serbest. Zayıf. Arık. Cimri. Kıt. Boş (zaman). Tutumlu olmak.
Enough and to spare : Gereğinden fazla. Yeter de artar. Yeterinden fazla. Yeter de artar bile.
To a certain degree : Bir dereceye kadar. Bir noktaya kadar. Kısmen.
To a certain extent : Bir kısım. Bir dereceye kadar. Belirli bir yere kadar. Belirli bir sınıra kadar. Belirli bir dereceye kadar. Belirli bir noktaya kadar. Bir ölçüde. Kısmen. Bir derece. Tam olarak değil.
To a degree : Bir noktaya kadar. Birazcık. Biraz. Bir ölçüde. Haddinden fazla. Biraz haddinden fazla. Bir dereceye kadar.
To a day : Günü gününe. Belli bir dereceye kadar.
İngilizce To spare Türkçe anlamı, To spare eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak To spare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Extra : Gereğinden fazla. Ekstra şey. İlaveten. İlave. Üstün. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Ekstra masraf. İlave edilen. Ek olarak.
Stock in trade : Hazır kaynak. Sermaye. Repertuvar. Ticari stok. Mal stoku. Mal mevcudu. Emtia stoku. Kuvvetli taraf. Dükkandaki mal.
Additional : Biraz daha. Yedekli. İlaveten. Katma. İlave. Fazladan. Eklenilen. Ek. İlave edilen.
Excrescence : Yumru. Ur. Gereksiz. Normal dışı çoğalma. Şiş. Fazlalık.
Back demand : Yerine getirilmemiş talep. Birikim. Potansiyel.
Stocks : Gemi inşaat kızağı. Hayvan mevcudu. Tahvil. Kütük. Damızlık. Dipçik. Malzeme. Hammadde. Şebboy.
Store : Ç.erzak. Depoya koymak. Biriktirmek. Depo etmek. Ambar. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Ambara koymak. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. Akılda tutmak.
Above : Bir şeyin üstünde. Üst. Yukarı. Çok. Yukarıda. Yukarıdaki. Artık.
Considerable : Kaydadeğer. Büyük. Epey. Oldukça. Hayli. Ehemmiyetli. Hatırı sayılır ölçüde. Hatırı sayılır. Önemli.
Reservoir : Su deposu. Haznede saklamak. Birikimlik. Depoda saklamak. Depo etmek. İnsan, evcil hayvanlar ve balıklar için enfeksiyöz olan ajanları doğada barındıran canlı veya cansız varlıklar. bir şeyin biriktiği, özellikle suların toplandığı veya gerektiğinde kullanılmak üzere konulduğu yer. Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme. Rezervuar. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sarnıç.
To spare synonyms : supernumerary, excessive, stocker, de trop, reserve, excrescences, stock, recruitment, sucrose thermal oligosaccharide caramel, inventory, inventories, holding, no end of, budget, garner, fund, garners, supernumeraries, garnering, special, excesses, ex, adscititious, budgets, excess, heartily, backlog, backlogs, chuffing, much, addl, detrop, high grade.

Bu kısımda To spare kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede To spare ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce To spare anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz To spare ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.