Back demand türkçesi Back demand nedir
- Potansiyel.
- Birikim.
- Rezerv.
- Yerine getirilmemiş talep.
Back demand ingilizcede ne demek, Back demand nerede nasıl kullanılır?
Back : Geride. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Vazgeçmek. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Arka çıkmak. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Önce. Arka. Ciro etmek. Ters.
Demand : Hak iddia etmek. Gerektirmek. Sormak. İstemek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Talepte bulunmak. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rağbet. Zorlamak. İstem.
Back action : Ters etki. Aksi tesir.
Back alley abortion : Arka sokak kürtajı. Yasadışı ve sağlıksız koşullarda yapılan kürtaj. Yasadışı kürtaj. Özel bir evde veya derme çatma bir klinikte yetkisiz bir kimse tarafından gerçekleştirilen kürtaj (özellikle kürtajın abd'de yasallaştırılmasından önce).
Back and belly : Giyecek ve gıda. Giyim ve besin.
Back and fill : Rüzgara karşı volta vurmak. Kararsız olmak.
İngilizce Back demand Türkçe anlamı, Back demand eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Back demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conglomeration : Holding. Yığma. Kümelenme. Birikinti. Küme haline gelme. Yığın. Oluşum. Küme. Bir araya toplanma. Yığılma.
Accretions : İlave. Arazinin doğal genişlemesi. Büyüme. Katılım. İlhak. Yapışma. Arazinin genişlemesi (doğal). Katılma. Ek.
Buildup : Kademe kademe büyüme (ör. silahlı kuvvetlerin). Takviye. Promosyon. Büyüme. Gelişim. Gelişme. Çoğalma. Tanıtım (bir şeyin popüleritesini artırmak amacıyla). Artış.
Latents : Gelişmemiş. Görünmez. Gizli. Örtük. Belirti göstermeyen. Gizil. Örtülü. Saklı.
Accretion : Arazinin genişlemesi (doğal). Yeni maddeler katılması ile büyüme. Yapışma. Katılma. Arazinin doğal genişlemesi. Gelişme. Akresyon. Katılım. Normalde ayrı olarak bulunan iki kısımın yapışması, birleşme, kaynaşma. organizmada bir boşlukta yabancı maddeler toplanması, birikme. organik büyüme. yeni maddeler katılmasıyla beliren dış gelişme, büyüme, artma. İlhak.
Latent : Ortada olmayan. Gizli. Gizli olarak var olan. Örtülü. Belirti göstermeyen. Saklı. Gizil. Latent. Henüz belirgin hale gelmemiş, gizli seyreden, klinik olarak belirti göstermeyen.
Coacervation : Koaservasyon. Toplanma. Yığın.
Reserve : Rezerve ettirmek. Yedek. Korumak. Korunan doğal bölge. Tutmak. Yedek, ihtiyat. Çekince. Ayırmak. Başlıca amacı, kimi hayvan ve bitki türlerinin korunması olan bir tür ulusal park. İhtiyat.
Potentials : İktidar. Güç. Olanaklar. Gerilim. Yeterlik kipi. İmkanlar.
Backlogs : Yedek kütük (ocak). Şöminenin arkasına konan küllük. Artbirikim. İhmal edilmiş işler. Hizmet bekleyen. Geciktirilmiş. İhtiyat. Birikmiş işler.
Back demand synonyms : accumulations, conglomerations, to spare, potential, amassment, reservoir, amassments, aggregation, build up, potency, accumulation, backlog, capableness, buildups, potencies.

Bu kısımda Back demand kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Back demand ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Back demand anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Back demand ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.