Tome türkçesi Tome nedir

  • Kalın kitap.
  • Kitap cildi.
  • Cilt.
  • Büyük kitap.

Tome ile ilgili cümleler

English: Ali has grown accustomed to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.

English: Ali has become accustomed to living in Boston.
Turkish: Ali Boston'da yaşamaya alıştı.

English: "Our customers are in Taiwan", explained Ali.
Turkish: Ali müşterilerimiz Tayvan'da dedi.

English: "Your work has been causing a lot of complaints from customers; I'm ordering you to leave immediately." "Oh, up yours! I didn't want to work here in the first place."
Turkish: "Çalışman müşterilerin birçok şikayetine neden oluyordu.; Buradan hemen ayrılmanı emrediyorum." "Defol git ha! Ben zaten burada çalışmak istemedim"

English: Ali can no longer afford to live in the style he is accustomed to.
Turkish: Ali alışkın olduğu şekilde daha fazla yaşamayı göze alamaz.

Tome ingilizcede ne demek, Tome nerede nasıl kullanılır?

Sao tome and principe : Sao tome ve principe. Afrika'nın batısında bir ada üzerinde kurulu cumhuriyet.

Sao tome : Sao tome ve principe'nin (saint thomas ın portekizcesi) başkenti.

Tomentose : Yünlü.

Tomentous : Yünlü. Tomentöz.

Tomentum : Belirli bitkilerin gövdesini kaplayan yumuşak tüylü madde (botanik terimi). Keçe gibi tüy. Abdomen tüyleri.

 

Altometer : Teodolit. Altometre.

Accustomed : Alışmış. Alışılmış. Her zamanki. Alışkın. Mutat. Alışık. Alışkan.

Tomes : Büyük kitap. Cilt. Kalın kitap. Kitap cildi.

Densi tometer : Yoğunlukölçümünde kullanılan aygıt. Yoğunlukölçer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Accustomedness : Alışılmışlık. Alışkanlık.

İngilizce Tome Türkçe anlamı, Tome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corium : Koryum. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Alt deri. Deri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Altderi. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Dış görünüş. Koriyum.

Dermis : Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. İçderi. Derma. Derinin epidermis altında bulunan, stratum papillare ve stratum retikulare olmak üzere iki kısma ayrılan mezoderm kökenli kısmı, derma. Dermiş. Alt deri. Dermis. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Esas deri. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis.

Binding : Bağlam. Bağlama. Fizik, kimya, gitar, gümrük alanlarında kullanılır. Ödün. Ciltçilik. Çerçeve. Taneciklerin, aralarındaki fiziksel ya da kimyasal kuvvetlerle bir arada durması olayı. Bağlanım. Bağlanma.

 

Binders : Kap. Geçici anlaşma. Bağlayıcı madde. Ciltler. Bağlayıcılar. Bağ. Biçerbağlar. Kuşak. Ciltçi.

Dermas : Cildin ikinci tabakası. Altderi. Alt deri. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Edeme. Deri. Derma.

Derma : Alt deri. Edeme. Altderi. Deri. Cilt (anatomi, zooloji). Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Cildin ikinci tabakası. Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis.

Binder : Bağ. Geçici anlaşma. Asıl güvence belgesi düzenleninceye kadar geçerli olmak ve güvencenin yapıldığını göstermek üzere verilen belge. Biçerbağlar. Klasör. Lastik bant. Kuşak. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Bağlayıcı madde. Ciltçi.

Book : Deftere işlemek. Tutmak. Libretto. Kitap. (yer) ayırtmak. Deftere geçirmek. Liste. Opera metni. Yer ayırtmak. Peylemek.

Complexion : Yön. Tutum. Yüzün rengi. Doğa. Mahiyet. Genel görünüm. Beniz. Ten rengi. Görünüm.

Tome synonyms : tomes, derm, derms, bindings, dermises, half binding, cutaneous, hide, complexions.

Tome ingilizce tanımı, definition of Tome

Tome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually applied to a ponderous volume. A book. As many writings as are bound in a volume, forming part of a larger work.