Tong nedir, Tong ne demek

Teknik terim anlamı:

Büyük tür tınga. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).

Tong ile ilgili Cümleler

  • Tom'un onun için tongaya bastığına inanamıyorum.
  • Bir daha tongaya düşmeyeceğim.
  • Tonga'da yaşıyorum.
  • “Fakat insan salim kafayla bir dakika düşündü mü tongaya bastığını anlar.”

Tong ile ilgili Atasözü veya Deyim

tongaya basmak (veya düşmek) : kendisini kötü bir duruma düşürmek için hazırlanan bir düzene uğramak, tuzağa düşmek.

Tong tanımı, anlamı

Tong koyunu : Çin’in yüksek bölgelerinde bulunan beyaz boynuzsuz, yapağı verimi için kullanılan ve yapağısı halı kilim yapımına uygun, kuyruğu yağlı koyun sınıfına giren, yapağı verimi düşük olan koyun ırkı

Tongadak : Büyük bir gürültü ile düşme için.

Tongal : Çok yaşlı (insan için). Zengin. Örülen sepetlerin sivri olması için sepetlerin ucuna takılan sivri ağaç parçası : Sepetin tongalı düştü. Zengin kimse. Yaşlı erkek.

Tongalak : Yaşından iri, gürbüz (çocuk).

Tongalanmak : Yuvarlanmak.

Tongaldak : Yuvarlak, küçük (nesne, kimse için).

Tongallaşmak : Yeni zengin olmak.

Tongallı : Zengin.

Tongar : Tarlakuşu. Büyük, güçlü. Yaşlı.

Tongarelması : Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük, bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma.

Tongarlamak : Yaşlanmak.

 

Tongaylı : Tarlakuşu.

Tonge : Biçilen ekinlerden yapılan tutam.

Tongel : Muşmula.

Tongırak : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.

Tongili : Tarlakuşu.

Tongralı : Pis, pasaklı (kimse).

Tongu : Düz yerlerdeki tümsekler, tepeler.

Tonguç : 1.En büyük çocuk. 2.En küçük çocuk. Bir çeşit kuş, baykuş. En büyük çocuk. Bir tür kuş, baykuş.

Tongul : Susuzluk ve benzerleri nedenlerden sararan hıyar. Ponpon.

Tongur : 1.Zor anlayan, kalın kafalı. 2.Ahlaksız (erkek). 3.Çirkin sesli kişi. Köpek yavrusu. Yuvarlak. Düğünleri yöneten kimse. (Köy oyunu): Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen adlardan biri. Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad. Zor anlayan, kalın kafalı. Çirkin sesli.

Tongura : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.

Tongurak : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. Cizge adı verilen bel kuşağının uçlarında bulunan boncuklu püskül.

Tongurdah : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.

Tongurdak : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. [Bakınız: tongura]. Giysi ya da saçlardaki süsler : Şu kadının entarisi tongurdaklı.

Tongurlar : Bilecik ili, Gölpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Tongurlu : Çanakkale şehrinde, Evciler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Tongurşak : Meşe ağacının meyvesi.

Tongü : Ekin bağlamı.

Tongül : Yaramaz kız çocuğu.

Tongür : Düğünleri yöneten kimse.

Tonga : Hile, düzen, tuzak.

Diğer dillerde Tonewood anlamı nedir?

Osmanlıca Tonewood : ton ağacı