Tongu nedir, Tongu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düz yerlerdeki tümsekler, tepeler.

Tongu tanımı, anlamı

Tong : Büyük tür tınga. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya)

Tonguç : 1.En büyük çocuk. 2.En küçük çocuk. Bir çeşit kuş, baykuş. En büyük çocuk. Bir tür kuş, baykuş.

Tongul : Susuzluk ve benzerleri nedenlerden sararan hıyar. Ponpon.

Tongur : 1.Zor anlayan, kalın kafalı. 2.Ahlaksız (erkek). 3.Çirkin sesli kişi. Köpek yavrusu. Yuvarlak. Düğünleri yöneten kimse. (Köy oyunu): Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen adlardan biri. Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen ad. Zor anlayan, kalın kafalı. Çirkin sesli.

Tongura : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.

Tongurak : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. Cizge adı verilen bel kuşağının uçlarında bulunan boncuklu püskül.

Tongurdah : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan.

Tongurdak : Davar ya da köpeklerin boynuna takılan çan. [Bakınız: tongura]. Giysi ya da saçlardaki süsler : Şu kadının entarisi tongurdaklı.

Tongurlar : Bilecik ili, Gölpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Tongurlu : Çanakkale şehrinde, Evciler bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Tongurşak : Meşe ağacının meyvesi.

Tepeler : Ardahan ilinde, Yalnızçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Düz yer : Ova.

 

Tümsek : Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.

Tümse : Tepe, tümsek.

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

Düz : Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

Diğer dillerde Tong koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Tong koyunu ne demek ? : tong sheep