Tepeler nedir, Tepeler ne demek

Tepeler; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ardahan ilinde, Yalnızçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Tepeler ile ilgili Cümleler

  • Tepeler karla kaplıydı.
  • Tepelere tırmanmak iyi egzersizdir.
  • O, havuç tepelerini kesti.
  • Galileo Samanyolunun birçok yıldızlardan oluştuğunu ve ayın tepeleri olduğunu keşfetti. Şimdi Jüpiter'in yörüngesinde Galile uyduları olarak bilinen dört uyduyu keşfetti.
  • Ali ve Mary kum tepeleri etrafında yürüdüler.
  • O, tepelerde aşağı yukarı yürürken nefes nefese idi.
  • Küçük tepeler uçaktan düz görünüyorlar.
  • Gilles kum tepelerini geçti.
  • Tepeler, küçük bir müze, bir park ve büyük bir kilise vardır.
  • Göl yeşil tepelerle çevrilidir.
  • Çevreleyen tepeler kasabayı korudu.

Tepeler hakkında bilgiler

Tepeler, Ardahan ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür. Köy eski bir yerleşim yeridir. Ama hangi nedenle bilinmez bir süre köy boş kalmıştır. 1877 yılından itibaren Malakan Rusların yaşadığı köy (1950'lere kadar sayıları az da olsa köyde yaşamışlardır)1877-1878 tarihinde Osmanlı-Rus Savaşı olarak bilinen 93 Harbi'nde Rusların Posof'u işgal etmesiyle,Posof'a bağlı Alköy'den göçen aileler boş buldukları bu köye yerleşirler. Daha sonra 1940'a kadar Posof'a bağlı çeşitli köylerden gelen sülaleler bugünkü köyü oluşturmuşlardır. Köy, doğal güzellikleri özellikle yaylasıyla ünlüdür. Köyün üst tarafında yer alan Kent ormanı pek çok çeşitte ağaç barındırmakta, her yıl çeşitli festivallere ev sahipliği yapmaktadır.

 

Tepeler kısaca anlamı, tanımı

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Ev sahipliği : Ev sahibi olma durumu. Konukları ağırlama durumu.

Barındırmak : Barınmasını sağlamak.

Yaşamışlar : Uşak kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Üst tarafı : Olup olacağı, sonuç olarak.

Güzellikle : Güzel bir biçimde.

Barındırma : Barındırmak işi.

Yalnızçam : Ankara şehri, Kırbaşı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ardahan ilinde, Yalnızçam nahiyesine bağlı bir bölge. Kars ilinde, Selim belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Güzellik : Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Barındır : Malatya şehri, Balaban nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İtibaren : -den başlayarak, -den beri. -den sonra.

Festival : Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Bugünkü : Bugüne özgü, bugün olan, bugün yapılan.

Malakan : Malakan; Rus işgali sırasında getirilip bölgeye yerleştirilmiş bir gurup insan; ekseriyet sarışın ve açık renk gözlü olurlardı; bugün Rusya'ya dönmüşlerdir; başta değirmencilik olmak üzere tarımla uğraşırlardı.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Diğer dillerde Tepekent anlamı nedir?

İngilizce'de Tepekent ne demek ? : hill town