The hills türkçesi The hills nedir

  • Tepelik.
  • Tepelerin olduğu bölge.
  • Tepeler.
  • Tepelik bölge.
  • Bir sürü tepecikle karakterize alan.

The hills ile ilgili cümleler

English: The building which stands on the hillside is our school.
Turkish: Yamaçta duran bina okulumuzdur.

English: I bought a small lot on the hillside in Southern France where I plan to build a retirement home.
Turkish: Güney Fransa'da dağın yamacında emeklilik evi yapmayı planladığım küçük bir arsa aldım.

English: I'm planning to stay at the Hillside Hotel.
Turkish: Hillside Hotel'da kalmayı planlıyorum.

English: We'll be safe when we get into the hills.
Turkish: Tepeye vardığımızda güvende olacağız.

English: The new road will benefit the people living in the hills.
Turkish: Yeni yolun tepede yaşayan insanlara faydası olacaktır.

The hills ingilizcede ne demek, The hills nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Hills : Yığın. Tepelik alan. İowa eyaletinde şehir. Tepe. Yokuş. Tepecik. Minnesota eyaletinde şehir.

Old as the hills : Çok eski. Son derece eski. Antik.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

 

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami.

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.

İngilizce The hills Türkçe anlamı, The hills eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The hills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hilled : Yığın. Tepe oluşturmak. Tepelemek. Tepe. Dağ kadar yüksek olmayan yer yükseltisi. Tepeleri olan. Tepecik. Tepeli. Yığmak.

Hilliest : En tepeli. Dağlık.

Hoods : Örtü. Motor kapağı. Katlanır araba üstü. Kapüşon. Körüklü örtü. Başlık. Kukuleta. Dedantör. Sorguç.

Hood : Kaporta. Sorguç. Yeraltı dünyasından biri. Kukuleta. Kukulete. Örtmek. Örtü. Körüklü örtü. Katlanır araba üstü. Başlık.

Hillier : Daha tepelik. Dağlık.

Apices : Açı tepesi. Doruk. Tepe. Doruklar. Uç. Zirve. Uçlar. En üst nokta. Şahika. Günerek.

Cap stone : Taş başlık. Kapak taşı. Taç.

Hilly : Arızalı. Dağlık. İnişli yokuşlu.