Tonic türkçesi Tonic nedir

Tonic ile ilgili cümleler

English: Can I get a vodka tonic?
Turkish: Ben bir votka tonik alabilir miyim?

English: Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Turkish: Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.

English: I'd like a gin and tonic.
Turkish: Bir cin tonik istiyorum.

English: Tom had what looked like a gin and tonic in his hand.
Turkish: Tom'un elinde cin ve toniğe benzeyen bir şey vardı.

English: Ali stood in the corner of the room with a gin and tonic in his hand.
Turkish: Ali elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.

Tonic ingilizcede ne demek, Tonic nerede nasıl kullanılır?

Tonic chord : Akord.

Tonic convulsion : Tonik kasılmalar. İskelet kaslarının istem dışı az veya çok uzun süreli kontraksiyonları, tetanik konvulsiyon, tetanizm.

Tonic spasm : Tonik kas gerilimi. Gergili kasınç.

Tonic water : Tonik.

Gin and tonic : Cin tonik. Cintonik.

Tonics : Esas nota. Kuvvet verici ilaç. Vurgulu ses. Uyarıcı etki. Ton ile ilgili. Tonik. Güçlendirici. Kuvvet ilacı. Canlandırıcı. Vurgulamak.

Architectonics : Yapı sistemi. Arşitektonik. Arkitektonik. Mimarlık.

 

Tonically : Akustik bir şekilde. Ses vasıtasıyla. Vokal olarak.

Hair tonic : Saç toniği.

Architectonic : Arkitektonik. Mimarlıkla ilgili. Mimari.

İngilizce Tonic Türkçe anlamı, Tonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fortifiers : Alkol. Kuvvetlendirici. Takviye. Kuvvetlendirici madde.

Reinforcing : Takviye. Top ateşi takviyesi. Takviye eden. Sağlamlığını arttırma. Takviye etmek. Pekiştirme. Sağlamlaştırmak. Güçlendirmek. Pekiştirmek.

Exalters : Paye veren. Sevindiren. Göklere çıkartan. Öven. Gururlandıran. Yücelten. Yükselten. Metheden. Aşka getiren.

Animator : Neşelendiren kimse. Animatör. Ressam. Canlandıran. Çizgi film ressamı.

Accenting : Vurgulayan. Vurgulama. Vurgulu okumak. Üzerinde durmak.

Bracer : Canlandırıcı içki. Destek.

Highlight : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. -e dikkati çekmek. En önemli bölüm. Önemli olay. İlgi çekici olay. Işıkla vurgulamak. Parlak nokta. Aydınlatmak. İlginç olay. Altını çizmek.

Driver : Şoför. Operatör. Makinist. Motorlu kara taşıtlarını sürüp yöneten kişi. Sert yönetici. Haydavcı. Yöndemci. Faktör. Golfte ağaç sopa.

Accent : Vurgulu okumak. Aksan vermek. Aksan işareti. Vurgu. Şive. Üzerinde durmak. Ağız. Önem. Aksan.

Tonic synonyms : musical note, tonic water, booster, restorative, bolsterer, annealers, c, emphatical, boosters, stiffener, toner, animaters, tonics, exalter, give point to, enhancers, roborant, animators, enrichers, crispiest, stressful, emphasizes, exhilarant, fortifier, stiffeners, bracings, exhilarating, emphasized, toners, bolsterers, tone, analeptic, heartier.

 

Tonic zıt anlamlı kelimeler, Tonic kelime anlamı

Atonal : Ahenksiz. Atonal.

Atonic : Atonik. Aksansız. Kuvvetsiz. Düz kasların gerginliğinin zayıflaması veya yokluğu. Takatsız. Zayıf. Dermansız. Vurgusuz.

Tonic ingilizce tanımı, definition of Tonic

Tonic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characterized by continuous muscular contraction. As, tonic convulsions. A vowel or a diphthong. A tonic element or letter. Of or relating to tones or sounds. Specifically (Phon.), applied to, or distingshing, a speech sound made with tone unmixed and undimmed by obstruction, such sounds, namely, the vowels and diphthongs, being so called by Dr. James Rush (1833) " from their forming the purest and most plastic material of intonation.".