Took it into his head türkçesi Took it into his head nedir

  • Kafasına bir düşünce veya fikir sokan veya aklına bir fikir koyan.
  • Ani bir istek duyan.

Took it into his head ingilizcede ne demek, Took it into his head nerede nasıl kullanılır?

Took : Yakalamak. Karşılamak. Yapmak. Tahammül etmek. Etmek. İcap etmek. Katlanmak. Sanmak. Tutmak. Yanmak.

It : O. İtalyan. Bilişim. Ona. Ebe (oyunda). Ebe (oyunlarda). Cinsel ilişki. Şahsiyet. Onu. Cazibe.

Into : Ye. E. -a. -e. İçeriye. İçine. Haline. -in içine. Şekline. Biçimine.

His : (erkek) onun. Onunkisi. Onun. Eril onunki. Onunki.

Head : Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Kullanmak. Örtübaşı. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Başına geçmek (şirket vb). Olgunlaşmak. Çekiç tokmağı. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baş ile ilgili.

 

Took it easy : Aşırı şekilde heyecanlanmamış olan. Fazla ciddiye almayan. Fazla heyecanlanmayan. Sakin kalan. Bir meseleyi fazla abartmayan.

Has rocks in his head : Kalın kafalı. Aptal. Hızlı anlayamıyor.

Off with his head : Başını kes!. Kellesini uçur!.

Buried his head in the sand : Gerçekleri görmek istemedi. Gerçeklerle yüzleşmek istemedi (kafasını kuma gömen devekuşunun davranışından esinlenerek üretilen ifade). Kafasına kuma gömdü.

On his head : Onun gözetimi altında. Onun sorumluluğunda.