Tooth türkçesi Tooth nedir

  • Tırtık.
  • Sevme (yemek).
  • Diş açmak.
  • Diş.
  • Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar.
  • Dişlemek.
  • Damak zevki.
  • Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Pütürlü yapmak (kumaş ).
  • Sert yüzey (kağıt).
  • Sert yüzey (kağıt vb.).
  • Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri.
  • Dişle kaplamak.
  • Pütür.

Tooth ile ilgili cümleler

English: He defended himself tooth and nail.
Turkish: Var gücüyle kendisini savundu.

English: He had his tooth pulled.
Turkish: O dişini çektirdi.

English: An adult tooth came in right next to a baby tooth.
Turkish: Bir bebek dişine bitişik bir yetişkin dişi geldi.

English: An eye for an eye, a tooth for a tooth.
Turkish: Göze göz, dişe diş.

English: Ali had a tooth pulled out last week.
Turkish: Ali geçen hafta bir diş çektirdi.

Tooth ingilizcede ne demek, Tooth nerede nasıl kullanılır?

Tooth and nail : Kana kan. Diş tırnak gibi. Dişe diş. Her şekilde. Diş ve tırnak. Elbette. Şüphesiz. Vahşice.

Tooth billed pigeon : Dişli güvercin. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, dişli güvercingiller (didunculidae) familyasından, 36 cm kadar uzunlukta, soma adalarında yaşayan bir tür.

 

Tooth billed pigeons : Dişli güvercingiller. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, üst gagaları kuvvetli olup alt gaganın ucundan aşağıya doğru kıvrık olan, dişli güvercin (didinculus strigirostris) türü iyi bilinen bir familya.

Tooth brush : Bir kimsenin dişlerini temizlemesi için saplı küçük fırça. Diş fırçası.

Tooth decay : Çürükler diş. Diş çürüğü. Dişte mine ve dentinin inorganik kısmının mineral kaybı ve organik matriksinin enzimatik erimesiyle oluşan patolojik değişim. gıda maddelerindeki karbonhidratlar üzerine bakterilerin etkimesiyle ortaya çıkan başta laktik asit olmak üzere organik asitlerce başlatılır. Diş çürümesi. Çürük.

Tooth rasp : Diş törpüsü. Atlarda uzamış dişleri törpülemeye yarayan aygıt.

Tooth enamel : Diş emayesi. Diş minesi.

Tooth paste : Dişleri fırçalamak için macun veya toz. Diş macunu.

Tooth doctor : Diş doktoru.

Tooth pick : Dişlerden yemek artıklarını temizlemek için küçük sivri çubuklar. Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, 100 cm kadar yükselebilen, bir ya da iki yıllık, beyaz çiçekli, meyveleri solucan düşürücü, çiçek sapları kürdan olarak kullanılan otsu bir bitki. kürdan otu. Diş kürdanı. Kürdan. Diş otu.

İngilizce Tooth Türkçe anlamı, Tooth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tooth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Milk tooth : Kuzudişi. Sütdişi. Süt dişi. Memeli hayvanlarda yavru iken meydana gelen ve sonradan asıl dişlerle yer değiştiren geçici dişler.

Dentine : Mine. Dantin. Fildişi. Dentin. Diş kemiği.

 

Nibbled : Isırmak. Otlanmak. Yenik. Kemirilmiş. İlgilenmek. Isırılmış. Dişlenmiş. Kemirmek.

Cog : Kurmak. Çark dişi. Dişli çark. Kertik. Tutmak. Küçük sandal. Önemsiz veya değersiz kimse. Hile. Hile yapmak.

Chopper : Küçük balta. Kısa saplı balta. Takma diş. Motorsiklet. Balta. Satır. Helikopter. Ç. Kıyıcı. Etleri hızlı dönen bir bıçak yardımıyla çok küçük parçalara ayıran ve katkı maddeleriyle karıştıran işleme aleti.

Dents : Göçük. Çökme. Berelemek. Çentik. Yamulmak. Göçürmek. Göçürtmek. Çökertmek. Yamultmak.

Dogtooth : Mimarlıkta bir süsleme. Köpekdişi menekşesi (bir zambak türü). Köpeğin dişi. Göz dişi. Köpek dişi. Köpekdişi.

Clove : Sarımsak dişi. Yarmak. Karanfil. Diş (sarmısak vb). Karanfil ağacı. Diş (sarımsakta). Karanfil tanesi. Ayırmak. Cleave.

Nibbling at : Dişleyerek küçük lokmalarla yemek. Kıtır kıtır yemek.

Eyetooth : Göz dişi. Köpekdişi. Köpekdişi(üst çene). Köpek dişi. Gözdişi.

Tooth synonyms : malposed tooth, front tooth, carnassial tooth, adult tooth, pulp cavity, permanent tooth, back tooth, primary tooth, teeth, palate, projection, crenate, serration, eye tooth, tusk, stump, canine tooth, incisor, jags, tooth root, root, bone, nibble, cloves, pulp, bicuspid, crown, gnaw, dental, fang, cogs, baby tooth, gnaws.

Tooth zıt anlamlı kelimeler, Tooth kelime anlamı

Toothless : Dişsiz. Pısırık.

Tooth ingilizce tanımı, definition of Tooth

Tooth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the hard, bony appendages which are borne on the jaws, or on other bones in the walls of the mouth or pharynx of most vertebrates, and which usually aid in the prehension and mastication of food. To furnish with teeth.