Isırmak nedir, Isırmak ne demek

"Isırmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ekmekten bir lokma ısırırken hole bakıyorum." - A. Ümit
  • "Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu." - T. Buğra
  • "Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı." - A. Gündüz

Isırmak anlamı, tanımı:

Isıracak it dişini göstermez : "kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez" anlamında kullanılan bir söz.

Isırma : Isırmak işi.

Dudağını ısırmak : Yakışıksız bir durum karşısında şaşmak.

Dudak ısırmak : Hayran kalmak. hayrete, şaşkınlığa düşmek.

Gözü ısırmak : Bir kimseyi tanıyacak gibi olmak.

Gülerken ısırmak : İyilik yapar görünüp kötülük yapmak.

Öperken ısırmak : Güler yüz gösterirken kötülük yapmak.

Parmak ısırmak : Büyük şaşkınlık duymak.

Yaka ısırmak : Şaşırarak "Allah esirgesin" demek.

Sıkmak : Dar gelmek. Yalan söylemek. Silahla ateş etmek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak.

 

Koparmak : Zor kullanarak almak. Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

Sert : Güçlü kuvvetli. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Titizlikle uygulanan, sıkı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli.

Esmek : Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak. Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek.

Keskin : Kıvrak. Etkili, sert. Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Zampara. Hassas. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Dikkatli. Kırıcı, incitici.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

 

Etkilemek : Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek. Etkiye uğratmak, tesir etmek.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Dalamak : Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak. Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak.

Kaşındırmak : Kaşınmasına yol açmak, kaşıntı vermek.

Isırmak ile ilgili Cümleler

  • Gülmemek için dudağımı ısırmak zorunda kaldım.
  • Tırnaklarını ısırmaktan vazgeç.

Diğer dillerde Isırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Isırmak ne demek? : v. bite, bite off, nip, snap, champ, nibble, sting

Fransızca'da Isırmak : mordre, piquer

Almanca'da Isırmak : v. beißen, einbeißen, zuschnappen

Rusça'da Isırmak : v. кусать, надкусывать, кусаться, прокусывать, щипать, жалить, злословить, укусить, искусать, надкусить, прокусить, ущипнуть, щипнуть