Torpors türkçesi Torpors nedir

Torpors ingilizcede ne demek, Torpors nerede nasıl kullanılır?

Torpor : Hareketsizlik. Uyuşukluk. Cansızlık. Uyuşturucu. Hissizlik.

Torporific : Uyuşturucu. Uyuşukluk verici.

Torpedinous : Gözleri balık gibi bakan. Balığa benzeyen. Balık bakışlı.

Torpedo : Mahvetmek. Torpilbalığı. Baltalamak. Torpil ile tahrip etmek. Torpil. Kiralık katil. Torpillemek. Torpido. Ziyan etmek.

Torpedo boat : Mayın gemisi. Torpido botu. Torpidobot. Torpido bot. Hücumbot. Torpido hücumbotu. Muhrip. Torpido.

Torpidity : Uyuşukluk. Cansızlık. Hareketsizlik. Hissizlik.

Torpedoing : Torpil. Torpido. Ziyan etmek. Torpillemek. Torpil ile tahrip etmek. Mahvetmek. Kiralık katil. Baltalamak. Torpilbalığı.

Torpedo plane : Torpido uçağı.

Torpedoed : Mahvetmek. Baltalamak. Torpido. Kiralık katil. Ziyan etmek. Torpilbalığı. Torpil. Torpil ile tahrip etmek. Torpillemek.

Torpedoes : Torpillemek.

İngilizce Torpors Türkçe anlamı, Torpors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torpors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apathy : Duyumsamazlık. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Umursamazlık. İhmal. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Soğukluk. Alakasızlık.

 

Anergia : Anerzi. Enerji eksikliği. Bağışıklık sistemi yetersizliği. Anerji.

Inaction : Etkisizlik. Durgunluk. Avarelik. Tembellik. Devinimsizlik. Atalet. Eylemsizlik.

Junk : Süprüntü. Pılı pırtı. Esrar. Atmak. Hurdaya ayırmak. Hurda demir. Iskartaya ayırmak. Çinli'lere özgü altı düz yelkenli gemi. Hurdaya çıkarmak. Değersiz şey.

Inertia : Tembellik. Bir nesnenin konumunu, biçimini ya da devinim dorumunu koruma özelliği. etkinliği ve özdevinimi olmama özelliği. Etkileşime girmeme. Aynı konum ya da koşulların korunması. newton'un eylemsizlik ilkesi. bir cisme bir kuvvet etki etmedikçe o cisim durgunluk ya da düzgün doğrusal devinme halini korur. Atalete ait. Bir nesnenin bulunduğu durumu koruması ya da durağanlık durumu. Eylemsizlik. Bir nesnenin dış etki buiunmadığı sürece değişmeyen koşullarda kalma eğilimi. Durgunluk.

Doze : Imızganmak. Pineklemek (argo terim). Şekerleme. Kestirme. Kestirmek (argo terim). Kestirmek. Şekerleme yapmak. Uyuklama. Uyuklamak.

Drugging : İlaçla uyuşturmak. Uyuşturucu vermek. Ecza. İlaç. İlaç vermek. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaçla uyutmak. Uyuşturmak. İçkisine ilaç katmak.

Callosity : Kalozite. Nasırlaşma. Nasır tutma. Nasır.

Immobility : Kımıldamazlık. Devinimsizlik. Sabitlik.

Torpors synonyms : physiological state, physiological condition, inertitude, hypnotics, motif, dormancy, languors, theme, anesthesia, dormancies, hypnotic, anaesthetic, impassiveness, anodyne, impassibility, drowsiess, physical condition, knockout, drowsiness, abirritation, dozed, knockouts, immovability, inactiveness, inertias, languor, callousness, acedia, deadness, dozes, drowsy, aridity, accidies.