Traits türkçesi Traits nedir

Traits ile ilgili cümleler

English: He has no redeeming traits.
Turkish: Onun kurtarıcı özelliği yok.

English: North Africans are more or less like Italians. We're all people who live around the Mediterranean Sea and we share many cultural traits.
Turkish: Kuzey Afrikalılar az çok İtalyanlar gibidirler. Hepimiz Akdeniz çevresinde yaşayan insanlarız ve birçok kültürel özellikleri paylaşırız.

English: Have you ever gone through the Straits of Magellan?
Turkish: Sen hiç Macellan Boğazından geçtin mi?

English: Japan has many distinctive traits.
Turkish: Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.

Traits ingilizcede ne demek, Traits nerede nasıl kullanılır?

Characteristic traits : Temsil eden özellikler. Tipik özellikler. Kendine has özellikler. Ayırt edici nitelikler.

Cluster analyzed traits : Aralarında anlamlı düzeyde bağıntı gösteren ve kişiliğin görünüşteki örgütlenmesini yansıttığı ya da salkımlı (kümelenmiş) olduğu varsayılan yüzeysel özellikler. Salkım çözümlemeli özellikler.

Correlated traits : Aynı gen çifti tarafından etkilenen iki özellik. İlişkili özellik.

Factor analyzed traits : Etken çözümlemesinden geçirildiğinde yüksek bağıntı vererek birbirine ilişkin olduğu anlaşılan ve bir bütünün temel yönlerini oluşturduğu ya da derinliğine bir birlik gösterdiği varsayılan "kaynak özellikler". Etken çözümlemeli özellikler.

 

Fleece traits : Yapağı özellikleri. Kırkılan yapağının değerini belirlemede kullanılan yüksek derecede kalıtsal özellikler.

Sex influenced traits : Eşeyin etkilediği karakterler. Her iki eşeyde de ortaya çıkan, fakat fenotipte belirme şiddeti eşeye göre farklılık gösteren karakterler.

Quantitative traits : Niceliksel özellik. Kantitatif karakterler. Ölçüm veya tartım yoluyla belirlenebilen, birçok lokusta birçok allel tarafından kontrol edilen ve çevresel koşullar tarafından etkilenen özellikler, nicel karakterler.

Dire straits : Sıkıntı. Dar boğaz. Müthiş sıkıntı.

Qualitative traits : Kalitatif karakterler. Niteleme yoluyla tanımlanabilen, bir veya birkaç lokusta birkaç allel tarafından kontrol edilen ve çevresel koşullardan hiç etkilenmeyen veya çok az etkilenen, renk ve biçim gibi dış görünüşle ilgili özellikler, nitel karakterler.

Living in straits : Geçim darlığı. Gelirin geçime yetmemesi durumu. krş. geçim.

İngilizce Traits Türkçe anlamı, Traits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Railway car : Vagon.

Idiocrasy : Mizaç. İdyokrazi. İdiyokrazi. İdiyosenkrazi. Yaradılış. Yapısal özellik. Bir bireyin fizyolojisinin spesifik yönü.

Mail train : Posta katarı. Posta. Posta treni.

Learn : Öğrenmek.

Freight train : Yük treni. Yük treni.marşandiz. Yük katarı. Marşandiz.

Streamliner : Aerodinamik tren.

 

Characteristic feature : Karakteristik nitelik. Karakteristik özellik. Karakteristik. Tipik özellik.

Railcar : Motorlu tek bir vagondan oluşan demiryolu taşıtı. Vagon. Raybüs. Otoray.

Instruct : Haber vermek. Emir vermek. Talimat vermek. Öğretmek. Bilgi vermek. Görevlendirmek. Direktif vermek. Yol göstermek. Emretmek. Bilgilendirmek.

Drill : Matkap. Makine ile tohum ekmek. Cerrahi matkap. Talim yaptırmak. Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt. Açmak. Delik açmak. Alıştırı. Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi. Alıştırma yapmak.

Traits synonyms : public transport, railway locomotive, toilet train, hospital train, locomotive engine, house train, car train, trait, idiosyncracies, specialities, commonalities, idiosyncrasy, lineaments, features, mannerisms, cachet, mannerism, boat train, locomotive, teach, educate, cachets, idiosyncrasies, groom, housebreak, retrain, passenger train, character, prepare, attributions, personality trait, makings, properties.

Traits zıt anlamlı kelimeler, Traits kelime anlamı

Outfield : İç sahanın dışı. Düşünce alanının dışı. İç sahanın dışı (beysbol, kriket). Beyzbol. Çiftliğin sınırları dışı.

Infield : Çiftliğe yakın tarla. Tarla. Beysbol sahası. Sahanın kaleye yakın bölümü. Çiftlik evine yakın tarla.

Unthoughtfulness : Özensizlik. Pervasızlık. Dikkatsizlik. Düşünmezlik. Düşüncesizlik.

Traits antonyms : untrustiness, activeness, unemotionality, uncommunicativeness, resoluteness, emotionality, indiscipline, inattentiveness, trust, thoughtfulness, discipline, generosity, cleanliness, trustworthiness, masculinity, intractability, inactiveness, wisdom, tractability, untrustworthiness, femininity, commonality, humility, altruism, uncleanliness, trustiness, seriousness, attentiveness, irresoluteness, conceit, folly, frivolity, distrust, communicativeness.