Tremendous türkçesi Tremendous nedir

Tremendous ile ilgili cümleler

English: Tom's got a tremendous amount of work to do.
Turkish: Tom'un yapması gereken yığınla iş var.

English: He is tremendously handsome.
Turkish: O, son derece yakışıklıdır.

English: It was tremendous.
Turkish: O muazzamdı.

English: Ali felt tremendous guilt.
Turkish: Ali kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.

English: It was tremendously exciting to be in Boston at that time.
Turkish: O anda Boston'da olmak müthiş heyecan vericiydi.

Tremendous ingilizcede ne demek, Tremendous nerede nasıl kullanılır?

Tremendous effort : Üstün gayret.

Tremendously : Olağanüstü bir şekilde. Çok büyük. Olağanüstü düzeyde. Çok. Büyüklükle. Son derece. Koskocaman olarak. Harika bir biçimde.

Tremendousness : Azamet. Kocamanlık. Etkileyicilik. İrilik. Çarpıcılık. Büyüklük. Korkunçluk.

Enjoyed it tremendously : Çokça hoşlanarak. Büyük zevk alarak. Çok severek. Çok zavk alarak.

Delirium tremens : Titreme hezeyanı. Deliryum tremens. Titremeli hezeyan. Dts. Alkol krizi. Alkol zehirlenmesi sonrası yaşanan titreme hezeyanı.

Accoutrements : Donanım. Teçhizat. Askeri teçhizat.

Arbitrement : Tahkim. Hakem kararı. Arabulucu kararıyla halletme. Uzlaşma.

 

Extremeness : İfrat. Aşırılık. Aşırı. Radikal olma vasfı. Aşırı derecede olma özelliği.

Accoutrement : Teçhizat. Donanım.

İngilizce Tremendous Türkçe anlamı, Tremendous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tremendous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambrosial : Tadı güzel. Çok lezzetli. Enfes. Mükemmel. Güzel tatlı.

Delightful : Tatlı. Zevkli. Latif. Güzel. Hoş. Pek hoş. Enfes.

By a long shot : Uzun bir atışla. Açık ara. Büyük bir fazlalıkla veya çoğunlukla.

Big : Ünlü. Popüler. Önemli. İri.

Formidable : Ürkütücü. Korkutucu. Müşkül. Yenmesi güç. Müthiş. Korkunç. Aşılması zor. Dehşetli. Çetin.

Awesome : Dehşet verici. Dehşete düşürücü. Müthiş. Dehşetli. İnsanı huşu içinde bırakan. Korku veren. Korku ifade eden. Hayranlıkla hayrete düşüren. Korkunç.

Almighty : Tanrı. Tek güç. Müthiş. Sınırsız gücü olan. Yüce. Son derece. Ulu. Herşeye kadir. Her şeye kadir.

A lot : Şiddetle. Hayli. Fena. Çok. Buram buram. Fena halde. Pek çok. Pek. Birçok.

Dainty : Titiz. Zarafet. Çıtı pıtı. Düzenli. Nazik. Zarif. Tatlı. Lezzetli. Nezaket.

Bulky : İri cüsseli. Gövdeli. Havaleli. Çok yer kaplayan. İri yarı. Dökme. Hacimli. İri.

Tremendous synonyms : delectable, rattling, capacious, wondrous, a hell of a lot, whacking, belting, bulkier, belter, brilliant, ethel, gallanting, bellyfuls, extraordinary, huge, countless, herculean, a1, delightly, decuman, howling, burning, dreaded, exorbitant, majestic, keenest, bravest, above the ordinary, fabulous, grandiose, by half, astronomical, bellyful.

 

Tremendous zıt anlamlı kelimeler, Tremendous kelime anlamı

Small : Az. Alçak. Ufak ufak. Arka. Hafif. Ufak. Ufacık. Mütevazı. Ufak tefek. Basit.

Little : Azıcık. Kısa. Genç. Ufak şey. Küçük. Birazcık. Az. Az miktarda. Değersiz. Cici.

Ordinary : Alelade. Adi. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Yetkili makam. Basit. Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Tabldot lokanta. Alışılmış. Alışılmış şey. Olağan.

Tremendous ingilizce tanımı, definition of Tremendous

Tremendous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tremendous shock or fall. Dreadful. A tremendous shower. Fitted to excite fear or terror. Terrible. Such as may astonish or terrify by its magnitude, force, or violence. As, a tremendous wind.