Trig türkçesi Trig nedir

Trig ile ilgili cümleler

English: Ali put a gun to Mary's head and pulled the trigger.
Turkish: Ali silahı Mary'nin kafasına dayadı ve tetiği çekti.

English: Ali put a gun to his head and pulled the trigger.
Turkish: Ali bir silahı kafasına dayadı ve tetiği çekti.

English: Ali didn't pull the trigger.
Turkish: Ali tetiği çekmedi.

English: Ali squeezed the trigger.
Turkish: Ali tetiği çekti.

English: Ali couldn't bring himself to pull the trigger.
Turkish: Ali tetiği çekmek için kendini ikna edemedi.

Trig ingilizcede ne demek, Trig nerede nasıl kullanılır?

Trig out : Süslemek.

Trig up : Süslemek.

Math trig : Matematik ve trigonometri.

Triga : Üç atlı yarış arabası.

Trigamist : Üç erkekle evli kadın. Üç eşli. Üç kadınla evli erkek.

Trigger circuit : Tetikleyici devre. Tetikleme devresi.

Trigger guard : Tetik köprüsü. Tetik mahfazası. Tetik korkuluğu.

Trigger happy : Savaşçı. Tetiği çekmeye hazır. Sorumsuz. Mecburi atış.

Trigamy : Üç erkekle evli olma. Trigami. Hukuki olarak farklı zamanlarda üç erkekle veya üç kadınla evlenmiş olma. Üç eşlilik. Üç kadınla evli olma.

 

Trigger man : Gangster.

İngilizce Trig Türkçe anlamı, Trig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Righted : Hak. Sağ. Telafi etmek. Dik konuma getirmek. Doğrultmak. İtibarını iade etmek. Haklı çıkarmak. Derleyip toplamak. Doğrulmak.

Brake : Keten tarağı. Büyük eğreltiotu. Eğleç. Tokmak. İşlemek (keten, kenevir vb.). Fren. Durduraç. Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt.

Arrays : Süslemek. Sıralamak. Sıraya dizmek. Giydirmek. Diziler.

Bridling : Dizgin. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Ata başlık takmak. Gem vurmak. Başkaldırmak. Zaptetmek. Dizginlemek. Yular takmak. Karşı gelmek.

Deadweight : Ölü ağırlık. Ayak bağı. Bir taşıt aracının veya geminin yüksüz durumdaki ağırlığı. Detveyt. Ağır yük. Dedveyt. Engel. Ölü yük. Yüksüz demiryolu aracı ağırlığı.

Do up : İp bağlamak. Bağlamak. Tamir etmek. Paketlemek. Onarmak. Fermuarını çekmek. Yormak. Restore etmek. İliklemek. İyi biçimde yapmak.

Adorns : Donatmak. Renk katmak. Tezyin etmek. Süslemek. Bezemek. Donamak.

Spruced : Düzeltmek (giysi).

Spruce up : Şık giyinmek. Şıklaştırmak. Düzeltmek (giysi).

Trig synonyms : array, trigging, bridle, bridles, choices, authentic, beautifies, curbing, creditable, neatest, contains, adorning, smugger, neats, titivate, chipper, neater, authentics, tether, hobble, chic, check, allegiant, beautifying, bottle up, dandies, pure mathematics, embellish, neat, lanyard, curbs, doing up, tidy.

Trig zıt anlamlı kelimeler, Trig kelime anlamı

Untidy : Düzensiz. Pasaklı. Tertipsiz. Kılıksız. Karışık. Salpa. Çapaçul. İntizamsız. Dağılmış. Derbeder.

 

Trig ingilizce tanımı, definition of Trig

Trig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To scotch. To cram. To stop, as a wheel, by placing something under it. To skid. Also, trim. To fill. To stuff. A skid. A scotch. Neat. Full. A stone, block of wood, or anything else, placed under a wheel or barrel to prevent motion.