Righted türkçesi Righted nedir

Righted ile ilgili cümleler

English: Don't add sentences from copyrighted sources.
Turkish: Telifli kaynaklardan cümleler eklemeyin.

English: These and perhaps other sentences need to be removed from the corpus. They are from a copyrighted book.
Turkish: Bunlar ve belki diğer cümleler derlemeden çıkarılmalı.Onlar telif hakkı ile korunan bir kitaptan.

English: This book is still copyrighted.
Turkish: Bu kitabın telif hakkı hâlâ saklıdır.

English: This was a translation of copyrighted material, so I deleted it since copyright owners have the right to control derivative works.
Turkish: Bu, telif hakkı ile korunan bir materyalin çevirisiydi, bu yüzden telif hakkı sahiplerinin türetilmiş çalışmaları kontrol etme hakkı olduğu için onu iptal ettim.

Righted ingilizcede ne demek, Righted nerede nasıl kullanılır?

Affrighted : Korku. Korkutmak.

Classes of copyrighted matters : Yapıt hakkı konusu yapıtların bölümlemeleri. Kütük işlemlerini düzenli olarak yürütebilmek ve hakların yokolmasını ve korunmasını sağlamak amacıyla yapılan sınıflar (abd nde 13 sınıf bulunmaktadır).

 

Classification of copyrighted matters : Yapıt hakkı olan yapıtların sınıflandırılması. Yapıt hakkı olan yapıtların bir temele göre sınıflara ayrılması.

Copyrighted : Telif hakkı ile korunan. Telif hakkına tabi olan.

Copyrighted work : Kimi ülkelerde kütüğe yazılarak korunan, belli süresi henüz geçip kamuya mal olmamış ve yasalarda belirtilmiş koşulları taşıyan yapıt. Yapıt hakkı olan yapıt. Telifli eser.

The righteous : Erdemliler.

Righteous : Dürüst. Doğrucu. Haklı. Doğru. Adil. Hakkaniyetli. Hakşinas. Hak tanır. Erdemli.

Righteousness : Erdem. Doğruculuk. Doğruluk. Salah. Dürüstlük.

Self righteousness : Ben bilirimcilik. Kendini üstün görme.

Righter : Dik (açı). Doğru. Düzenli. En uygun. Haklı. Dik açılı. Düz. Yasal (mirasçı). Gerçek. Sağ.

İngilizce Righted Türkçe anlamı, Righted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Righted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legitimatize : Onaylamak. Babası olduğunu onaylamak. Mazur göstermek. Yasal hale getirmek. Tanımak.

Orientates : Yöneltmek. Doğuya yöneltmek. Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek.

Condone : Göz yummak. Bağışlamak. Affetmek. Kusura bakmamak. Örtmek. Görmezlikten gelmek. Onamak. Hoş görmek. Tasvip etmek.

Authority : Hüküm. Otorite. Yetke. Yetkili. İtibar. Nüfuz. Yetki belgesi. Yetki. Bilirkişi.

Make good : Tazmin etmek. Ödemek (zararı). Yerine getirmek. Bir hatayı düzeltmek. Başarmak. Tamir etmek. İyileştirmek. Güzelleştirmek. Başarılı olmak.

Rightful : Kanuni. Yasal. Yerinde. Hak etmiş oldukları. Hakkı olan. Yasaya uygun. Meşru. Hakiki. Gerçek.

 

Valid : Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test). Sağlam. Makul. Yürürlükte. Sağlam temele oturtulmuş. Muteber. Varid. Yerinde. Yasal.

Give reason for : Açıklamak. -için neden göstermek. Savunmak.

Corrects : Cezalandırmak. Tashih etmek. Doğrulamak. Üzerinde kalem oynatmak. Islah etmek. Haddini bildirmek. Ayarlamak.

Alight : Rastlamak. Şans eseri bulmak. Işıl ışıl. Aydınlanmış. Yere inmek. İnmek. Işıkları yanmış. Konmak. Alev almış. Tutuşmuş.

Righted synonyms : aflare, array, condign, authentics, engravings, spruces, legitimatise, correct, sprucing, tidy up, compensated, eligibles, reasonable, excuse, rehabilitated, make amends, de jure, aright, straightened up, adjust, rehabilitate, kindled, rehabilitating, orient, better, justifying, above board, ignited, erasing, as well, franchise, spruce up, equity.

Righted zıt anlamlı kelimeler, Righted kelime anlamı

Dark : Karanlık. Cehalet içinde. Belirsizlik. Çepel. Gizli. Akşam. Siyaha yakın. İzbe. Koyu. Koyu renk.

Unlighted : Işıksız. Aydınlatılmamış. Işıklandırılmamış.