Trochanter türkçesi Trochanter nedir

  • Kalça kemiğindeki kasların bağlandığı yer olarak görev yapan çıkıntı (anatomi, zooloji).
  • Trokanter.
  • Böceklerde uyluk ve kalçanın birleşim yeri arasında ikinci bacak segmenti (entomoloji).
  • Yuvarlak çıkıntı, döner çıkıntı. böcek ve akarların bacaklarında koksayla femur parçaları arasında kalan küçük bir bölüt.
  • Uyluk kemiği yumrusu.
  • Böcek ve örümceklerin bacaklarında koksa ile femur parçaları arasında kalan küçük bir bölüt.
  • Trohanter.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Trochanter ingilizcede ne demek, Trochanter nerede nasıl kullanılır?

Trochanteric : Böceklerde uyluk ve kalçanın birleşim yeri arasında ikinci bacak segmenti ile alakalı (entomoloji). Trokanterik. Kalça kemiğindeki kasların bağlandığı yer olarak görev yapan çıkıntı ile alakalı (anatomi terimi).

Bursa trochanterica : Bursa trokanterika. Atgillerde m. gluteus accessorius'un kirişiyle uyluk kemiğinin trochanter major’u arasında bulunan boşluk.

Intertrochanteric : İntertrokanterik.

Linea intertrochanterica : Linea intertrokanterika. Trochanter major ile trochanter minor’u birleştiren çizgi.

Trochantine : Böceğin bacağındaki ikinci eklem yeri.

Trochaics : Bir uzun ve bir kısa heceli ölçü. İlk hece vurgusu.

Trochal : Tekerleğimsi.

Cephalotrocha : Sefalotrok.

 

Trochaic : İlk hece vurgusu. Bir uzun ve bir kısa heceli ölçü.

Trochar : Karından sıvıyı çekmek için kullanılan tıbbi alet (tıp veya medikal terimi). Trokar.

İngilizce Trochanter Türkçe anlamı, Trochanter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trochanter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Process : Ameliye. Dava. Yöntem. İşlemden geçirmek. Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Proses. Gidiş. Aşama. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi.

Appendage : Ek. Apendaj. Askıntı. Zeyil. İlave. Uzantı. Başkasına muhtaç kimse. Daha büyük ya da önemli bir şeye eklenmiş şey. Eklenti. Vücut uzantısı.

Outgrowth : Fazlalık. Çıkıntı. Gelişen şey. Filiz. Sürgün. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Dal. Doğal bir gelişme. Büyüyen. Fazla büyüme.

Femur : Uyluk. Uyluk kemiği. Kalça kemiği. Omurgalı hayvanlarda art bacakların kalça kemeri ile diz kapağı arasında bulunan uzun kemik. böcek ve örümceklerde bacak eklemlerinin dipten itibaren üçüncüsü. femur. Uyluk kemiği. böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. Uylukkemiği. Femur.

Thighbone : Kalça kemiği. Uyluk kemiği. Oyluk kemiği. Uylukkemiği.

Trochanter synonyms : femoris.

Trochanter ingilizce tanımı, definition of Trochanter

Trochanter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of two processes near the head of the femur, the outer being called the great trochanter, and the inner the small trochanter.