Trunk leg türkçesi Trunk leg nedir

  • Yengeç ve istakoz gibi eklem bacaklıların sefalotoraksta dört çift olarak bulunan yürüme ayakları.
  • Pereyiopot.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Trunk leg ingilizcede ne demek, Trunk leg nerede nasıl kullanılır?

Trunk : Büyük eşya kutusu. Gövde. Şehirlerarası konuşma. Böceklerde (ınsecta), halkalı solucanlarda (annelida), nemertinlerde (nemertina) beslenme için kullanılan, başın önünde boru şeklindeki yapı. memelilerde, fildeki gibi uzamış olan burun. probosis. Sandık. Bilgisayar, biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Ana yol. Vücudun, baş kol ve bacakların kendisine bağlandığı temel bölümü. Ana hat.

Leg : Basamak. Yan perde. Ayak (mobilya veya pergel). Üçgenin taban olmayan kenarı. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Koşmak. Bacak. Kadem. Hızlı yürümek. But.

Trunk bending backward : Gövdeyi, arka yüzeyde genişliğine ekseni üzerinde belden arkaya doğru eğme. Gövdeyi arkaya bükme.

Trunk bending sideways : Gövdeyi, yan yüzeyde derinliğine ekseni üzerinde, sağa - sola doğru değişik açılarla belden eğmek. Gövdeyi yana (sağa - sola) bükmek.

Trunk cable : Ana kablo. Jonksiyon kablosu.

Trunk call : Uluslararası telefon konuşması. Şehirlerarası telefon. Şehirlerarası telefon konuşması. Şehirlerarası çağrı. Şehirlerarası alısün konuşması. Kentlerarası telefon. Uluslarası veya şehirlerarası telefon görüşmesi. Şehirlerarası telefon görüşmesi. Şehirlerarası konuşma.

 

İngilizce Trunk leg Türkçe anlamı, Trunk leg eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trunk leg ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Trunk leg synonyms : pereiopod, aardvark, a cell, abambulacral area, a protein, abiotic factor, aardwolf, abacus bodies.