Truthfulness türkçesi Truthfulness nedir

Truthfulness ingilizcede ne demek, Truthfulness nerede nasıl kullanılır?

Untruthfulness : Sahtekarlık. Sahtecilik. Asılsızlık. Doğru bir şekilde olmama durumu. Yalancılık. Kandırmacalık.

Truthful : Dürüst. Doğru. Doğrusözlü. Hakikaten. Gerçek. Kesin. Gerçeğe uygun. Samimi. İçten. Hakikate uygun.

Truthfully : Tam olarak. Doğru olarak. Doğru bir şekilde. İçtenlikle. Doğrusunu söylemek gerekirse. Doğru bir tarzda. Dürüstçe. Gerçekten. Mertçe. Kesin olarak.

Semitruthful : Kısmen gerçeğe uygun. Bir dereceye kadar gerçeğe uygun.

Untruthful : Yalan. Vefasız. Uydurma. Yalancı. Sahte. Asılsız.

Untruthfully : Kandırmacayla. Sahte bir şekilde. Asılsızca. Doğru olmayan bir şekilde. Yalancı bir şekilde. Yalancı bir biçimde. Sahtekarca. Onursuzca.

İngilizce Truthfulness Türkçe anlamı, Truthfulness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truthfulness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Essentialness : Esaslı olma durumu. Esas olma. Zorunluluk. Esaslılık. Aslilik. Gereklilik. Gerekli veya zorunlu olma vasfı. Temel zorunluk. Hakiki olma.

Factualness : Gerçeklere dayalı olma durumu. Gerçekçilik. Hakikilik.

Realism : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi konusunun bilme işleminden ayrı bağımsız olarak var olduğunu, nitelik ya da özelliklerinin bilinmekle değişmeyeceğini ileri süren çağdaş bir felsefe öğretisi. rönesanstan sonra okullarda sözlü etkinliklere ağırlık vermeyen bir eğitim akımı. öğrencilere çevreleri üzerine gerçekliği kabul edilmiş bilgiler kazandırılmasını, onlara çevrelerine uymalarında yardımcı olmayı amaç olarak benimseyen ve öğrenmede ders konuları yanında etkinliğin ve kişisel özgürlüğün de önemi üzerinde duran eğitim felsefesi. Gerçekçilik. Realizm. Dışımızdaki dünyayı, nesnel bir tutumla yansıtmayı amaçlayan sinema ve televizyon akımı. gerçekçilik bir yandan dış dünyayı bütün çapraşıklığı, derinliği, zenginliğiyle anlayabilecek, kavrayabilecek bilgiyi, bilinci gerektirir; bir yandan dış dünyanın gerçeğini çarpıtmayacak, bozmayacak, değiştirmeyecek bir dürüstlük, soğukkanlılığı zorunlu kılar; ayrıca bu gerçeği izleyiciye en inandırıcı, en benimsetici yolda aktaracak, sunacak büyük bir sanat yeteneği ister.

 

Cordiality : İçtenlik. Sempatiklik. Dostluk. Cana yakınlık. Samimilik.

Actualities : Hakiki vaziyet. Eylemsellik. Güncellik. Hakikat. Aktüalite. Gerçek.

Coziness : Rahatlık. Hoşluk. Konfor. Sıcaklık.

Honestness : Onurluluk. Dürüstlük. İçten olma durumu. Samimi olma durumu. Güvenilirlik.

Camaraderie : Dostluk. Yoldaşlık. Bir iş yerinde çalışanlar arasındaki uyum ve işbirliği. Arkadaşlık. Ahenkli işbirliği durumu.

Actuality : Eylemsellik. Gerçek durum. Güncellik. Hakikat. Hakiki vaziyet. Aktüalite. Gerçek.

Cosiness : Sıcaklık. Konfor. Rahatlık.

 

Truthfulness synonyms : literality, directness, decorousness, veraciousness, practicalness, merits, actualness, intrinsicality, genuineness, sooth, accuracies, affableness, candours, chumminess, realisms, accuracy, earnestness, conciseness, realities, factuality, sincerity, accurateness, veracities, balancing, facticity, correctness, authenticities, candor, candors, authenticity, honesty, righteousness, correctitude.

Truthfulness zıt anlamlı kelimeler, Truthfulness kelime anlamı

Insincerity : Yapmacıklık. İki yüzlülük. İçtensizlik. Vefasızlık. İkiyüzlülük. Samimiyetsizlik.

Mendacity : Yalancılık.

Dishonesty : Namussuzluk. Şerefsizlik. Dürüst olmama. Yalancılık. Sahtekarlık. İrtikap.

Truthfulness antonyms : untruthfulness.