Turn aside türkçesi Turn aside nedir

Turn aside ingilizcede ne demek, Turn aside nerede nasıl kullanılır?

Turn : Dönüşmek. Dönüştürmek. Deneme sırası. Çevirmek. Hastalık nöbeti. Sürpriz. Çark etmek. Etkilemek. Geçmek.

Aside : Sahnede kendi kendine söyleme. Bir tarafa. Kendi kendine. Apar. Bir tarafa (bırakırsak). Bertaraf. Bir yana. Kendi kendine söylenen sözler. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş).

Turn a blind eye : Görmezlikten gelmek. Göz yummak. Görmezden gelmek. Gözünü kapamak. Gözlerini kapatmak. Görmemezlikten gelmek.

Turn a blind eye to : - karşı gözleri köre dönmek. Dikkat etmemeyi tercih etmek. -e göz yummak. Önemsememek. Arka plana atmak. Görmezlikten gelmek.

Turn a cartwheel : Yanlamasına taklalar atmak. Yanlamasına takla atmak.

Turn a deaf ear : Kulak asmamak. Kulak ardı etmek. Duymazdan gelmek. Dinlemeyi reddetmek. Aldırmamak. Önemsememek. Duymamazlıktan gelmek. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek.

İngilizce Turn aside Türkçe anlamı, Turn aside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Call away : Çağırmak.

Cut : Kes. İndirimli. Kamçılamak. Topsuz giriş. Diş çıkarmak. Kesik. Kırpmak. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kurgulamak.

Returning : Yansıtmak. Resmen bildirmek. Aynı kağıttan oynamak. Topu karşılamak. Getiri sağlamak. Karar vermek (mahk.). Geri dönen. Geri dönmek. Geri gelmek.

Detoured : Sapak. Servis yolundan vermek (trafik). Tali yol. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Varyanttan gitmek. Sapma. Detur.

Discourage : Engellemek. Mücadele gücünü kırmak. Hevesini kırmak. Cesaret kırmak. Gözünü korkutmak. Önlemek. Caydırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Cesaretini kırmak.

Drivel : Salyası akmak. Saçmalık. Saçma sapan söz. Burnu akmak. Saçmalamak. Saçma sapan konuşmak. Saçma. Saçma sapan konuşma.

Reversed : Ters yönde dönmek. Tersine çevirmek. Tersini çevirmek. Zıt yöne harekette eden. Tersyüz etmek. Ters. İptal etmek. Geriye doğru döndürmek. Geri çevirmek.

Dissuaded : Çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Aklını çelmek. Fikrini çelmek. Kandırmak.

Beguile : Aklını çelmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Aldatmak. Hoşça geçirmek. Eğlendirmek. Çekmek. Büyülemek. Kandırmak. Cezbetmek.

Bastardise : Bir dili bozmak. Lekelemek. Piç ilan etmek. (britanya ingilizcesi) piçleştirmek. Kötüleştirmek. Aşağılamak (bastardize olarak da yazılır). Alçaltmak. Yozlaşmak. Yozlaştırmak. Bir dili yozlaştırmak.

 

Turn aside synonyms : detours, bear, angle, rotate, deviates, go driven to extremes, discourages, beguiles, returned, run amok, dissuade from, color, choke off, go haywire, deflects, reverses, eloign, deviate, revolved, choke back, dissuade, deflect, flip over, discourage from, dissuades, dehort, bastardize, depart from, revolve, bear off, reverse, talk nonsense, bastardizing.