Turn türkçesi Turn nedir
- Yöneltmek.
- Varmak.
- Döndürmek.
- Eğilim.
- Olmak.
- Şok.
- Bulandırmak.
- Heyecan.
- Sürpriz.
- Doğrultmak.
- Atma ya da atlamaya katılan yarışçının her dönedeki sınama sırası.
- Dönemeç.
- Devirmek.
- Dönüş.
- Değişiklik.
- Deneme sırası.
- Nöbet.
- Ters dönmek.
- Dönüşmek.
- Ulaşmak.
- Ekşitmek.
- Geçmek.
- Etkilemek.
- Yönelme.
- Atlatmak.
- Burkmak.
- Çevirmek.
- Dönüştürmek.
- Hastalık nöbeti.
- Kıvırmak.
- Perende atmak.
- Döndürme.
- Üstüne tutmak.
- Çark etmek.
- Bozulmak.
- [#dönme Dönmek].
- Dansçının dönmesi.
- Sapmak.
- Devir.
- Yetenek.
- Çevrilmek.
- Katlamak.
- Saptırmak.
- Kesilmek.
- Sapma.
- Vazgeçirmek.
- Faydalanmak.
- Dönme.
- Değişim.
- Bir şeyi yapma sırası.
- Atletizm alanında kullanılır.
- Sıra.
- Ekşimek.
Turn ile ilgili cümleler
English: Ali can't turn Mary down.
Turkish: Ali Mary'den vazgeçemiyor.
English: "Did Jesus walk over water and then turn it into wine?" "No, that's a different story!"
Turkish: "İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"
English: Ali began to turn the pages more quickly.
Turkish: Ali sayfaları daha hızlı çevirmeye başladı.
English: Ali came to his senses and decided to turn himself in to the police.
Turkish: Ali aklı başında davrandı ve polise teslim oldu.
English: Ali asked Mary how to turn off the computer.
Turkish: Ali Mary'ye bilgisayarı nasıl kapatacağını sordu.
Turn ingilizcede ne demek, Turn nerede nasıl kullanılır?
Turn a blind eye : Gözlerini kapatmak. Gözünü kapamak. Görmezlikten gelmek. Görmezden gelmek. Görmemezlikten gelmek. Göz yummak.
Turn a blind eye to : Önemsememek. -e göz yummak. - karşı gözleri köre dönmek. Dikkat etmemeyi tercih etmek. Arka plana atmak. Görmezlikten gelmek.
Turn a cartwheel : Yanlamasına taklalar atmak. Yanlamasına takla atmak.
Turn a deaf ear : Duymamazlıktan gelmek. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek. Aldırmamak. Duymazdan gelmek. Önemsememek. Kulak asmamak. Dinlemeyi reddetmek. Kulak ardı etmek.
Turn a deaf ear to : Arka plana atmak. Kulaklarını tıkamak. Kulak tıkamak. Bir kimseyi dinlemeyi reddetmek. Sağıra dönmek. İşitmezlikten gelmek. Kulak asmamak.
Turn against : Düşman etmek. Düşman olmak. Aleyhine döndürmek. E doğru çevirmek. Karşı çıkmak. Aleyhine dönmek.
Turn a leaf down : Sayfayı kıvırmak.
Turn a neat phrase : Hoş bir üslupla yazmak.
Turn and turn about : Nöbetle. Hep değişen. Sıra ile. Sıra ile değişik bir şekilde. Peş peşe. Sırayla. Nöbetleşe. Birinin peşinden bir diğeri. Değişik bir şekilde.
Turn an honest penny : Namuslu biçimde para kazanmak. Dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak. Bir maaş kazanmak için saygıdeğer bir işte çalışmak. Dürüst biçimde para kazanmak. Namusu ile ekmeğini kazanmak. Namusuyla kazanmak. Namusuyla para kazanmak. Hayatını dürüst yollardan kazanmak. Alın teri ile kazanmak. Alın teri dökmek.
İngilizce Turn Türkçe anlamı, Turn eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Turn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Liquefy : Katı bir maddeye ısıtarak eritme, gazı soğutarak veya basınç altında sıvı hale getirme. Sıvılaştırmak. Sıvı yapma. Sıvılaşmak. Eritmek. Sıvındırmak. Erimek. Akışkanlaştırmak. Sıvılaştırma. Sıvı haline dönüştürme.
Agitations : Çalkalanma. Tahrik. Çalkalama. Galeyan. Çalkantı. Sıkıntı. Gerginlik. Kışkırtma. Karıştırma.
Flip over : Çevirmek (sayfa, disk). Ters çevir.
Crooking : Dümenci. Bükmek. Sapı kıvrık baston. Bükülmek. Dolandırıcı. Sahtekar. Madrabaz. Dirsek.
Enamoring : Aşık etmek. Büyülemek. Aklını başından almak. Meftun etme. Büyüleme. Kendine bağlama. Teshir etme. Aşık etme. Aklını başından alma.
Declinations : Düşme. Zayıflama. Reddetme. Eğim. Azalma. Yatma. Meyil. Sukut. Yokuş.
Approached : Çok benzemek. Yaklaşım. Ele almak. Yaklaşım sergilemek. Yaklaşmak. Görüşmek. Yaklaşma. Koyulmak.
Declining : Reddetme. Düşen. Azalan. Düşmekte olan. Düşüş halinde. Solan. Zayıflayan. Ademi kabul. Küçülen.
Resolving : Aklına koymak. Tahlil etmek. Çözümlemek. Karar vermek. Ayrışmak. Karara varmak. Azmetmek. Çözmek.
Turn synonyms : swing about, basify, cross fertilise, turn on a dime, array, cash in one's chips, buy the farm, alkalize, melt off, swing around, tump over, enclothe, conflagrate, arrived at, somersaulting, frenchify, sheer, coming through, train upon, change state, give up the ghost, alignments, chop round, fluke, diversity, swerve, defeating, achieves, gyration, reversed, circles, buck fever, declination.
Turn zıt anlamlı kelimeler, Turn kelime anlamı
Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek.
Reduce : Eritmek (metal). Haline getirmek. Mecbur etmek. Yerine oturtmak (kırık). Yerine oturtmak (kırık vb.). Kırmak (fiyat vb). Ayırmak. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Bölmek. Azaltmak.
Undress : Elbiselerini çıkarmak. Gündelik elbise. Giysilerini çıkarmak. Soyunmak. Dökülüp saçılmak. Sargısını açmak. Ev elbisesi. Üniforma. Soymak.
Turn antonyms : alkalize, demulsify, freeze, close, open, fill, worsen, better, be born, boil, relax, stay, acidify, heat, tense, gain, homogenise, fall asleep, cool, nitrify, engage, homogenize, get well, curdle, empty, thin, die.
Turn ingilizce tanımı, definition of Turn
Turn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Revolution. To give circular motion to. To change position, so as to face differently. A spindle turns on a pivot. The act of turning. To make to face otherwise. As, a wheel turns on its axis. As, to turn a wheel or a spindle. To go or pass around by turning. To make a turn about or around (something). To cause to move upon a center, or as if upon a center. As, the turn of a wheel. To cause to revolve. To have a circular motion. To make to change position so as to present other sides in given directions. To move round. Movement or motion about, or as if about, a center or axis. A man turns on his heel. To turn the body or the head. To whirl or wheel round. To cause to move round, either partially, wholly, or repeatedly. To revolve entirely, repeatedly, or partially. As, to turn a corner.

Bu kısımda Turn kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Turn ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Turn anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Turn ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.