Turn a blind eye türkçesi Turn a blind eye nedir

  • Görmezden gelmek.
  • Görmezlikten gelmek.
  • Göz yummak.
  • Gözünü kapamak.
  • Görmemezlikten gelmek.
  • Gözlerini kapatmak.

Turn a blind eye ingilizcede ne demek, Turn a blind eye nerede nasıl kullanılır?

Turn : Ters dönmek. Dansçının dönmesi. Dönüşmek. Geçmek. Burkmak. Ekşimek. Atma ya da atlamaya katılan yarışçının her dönedeki sınama sırası. Sapma. Nöbet. Kesilmek.

A : Miktar belirtir. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. Pek iyi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Blind : Pusu. Kör. Kör etmek. Gözünü almak. Kamaştırmak. Bahane. Alem. Köreltmek. Göz kamaştırmak. Stor.

Eye : Dikkatle bakmak. Görüş. İğne deliği. Dişi kopça. Süzmek. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Delik. Kuşkuyla bakmak. Halka.

Turn a blind eye to : Arka plana atmak. Önemsememek. -e göz yummak. - karşı gözleri köre dönmek. Dikkat etmemeyi tercih etmek. Görmezlikten gelmek.

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

Turn a deaf ear to : İşitmezlikten gelmek. Kulak asmamak. Kulaklarını tıkamak. Kulak tıkamak. Sağıra dönmek. Bir kimseyi dinlemeyi reddetmek. Arka plana atmak.

 

Turn a deaf ear : Aldırmamak. Önemsememek. Duymazdan gelmek. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek. Dinlemeyi reddetmek. Kulak asmamak. Duymamazlıktan gelmek. Kulak ardı etmek.

Turned a blind eye : Görmeyen bir göze dönen. Köre dönen. Önemsemeyen. Görmemezlikten gelen. Boşveren. Görmeme niyetinde olan.

İngilizce Turn a blind eye Türkçe anlamı, Turn a blind eye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn a blind eye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wink at : Olmasına göz yummak. Göz kırpmak. Göz etmek. Göz kırparak işaret etmek. Bir şeye göz kırpmak.

Condoned : Örtmek. Affetmek. Bağışlamak. Tasvip etmek. Hoş görmek. Onamak. Kusura bakmamak. Telafi etmek.

Connives : Gizlice işbirliği yapmak. Hoşgörmek. Hoş görmek. Suç ortağı olmak. Arkasından gizlice iş çevirmek. Hoş karşılamak. Suç işlemek üzere gizli işbirliğinde bulunmak. Entrika çevirmek.

Condone : Telafi etmek. Onamak. Kusura bakmamak. Affetmek. Örtmek. Hoş görmek. Tasvip etmek. Bağışlamak.

Overlook : Görememek. Gözünden kaçmak. Gözden kaçırmak. Gözünden kaçırmak. Yüksekten bakmak. Affetmek. Saymamak. Bakmak. Nazır olmak (manzara).

Conniving : Hoşgörmek. Suç ortağı olmak. İşbirlikçi.

Blinked : Pırıldamak. Kırpmak. Kırpıştırmak. Işıldamak. Göz ardı etmek. Titreşerek parlamak. Parlamak. Yanıp sönmek. Yanıp sönmek (ışık). Kaçınmak.

Overlooks : Saymamak. Bakmak. Gözünden kaçmak. Nazır olmak (manzara). Farkına varmadan atlamak. Gözden kaçırmak. Yüksekten bakmak. Teftiş etmek.

 

Blink : Pırıldamak. Yanıp sönmek. Göz kırpmak. Işıldamak. Parlamak. Kırpıştırmak. Kaçınmak. Kırpmak.

Turn a blind eye synonyms : shrug something off, connive, overpassed, look the other way, blink at, overpasses, blinks, connived, block out, connive at, dissembles, condones, dissembling, colluded, ignore, sniff at, colludes, toss out, condoning, pass off, ignores, make nothing of, dissemble, dissembled, colluding, turn a blind eye to, apply the blind eye, overpass, give somebody the go by, cut somebody dead, cuts, bend the rules.