Wink at türkçesi Wink at nedir

  • Görmemezlikten gelmek.
  • Göz kırparak işaret etmek.
  • Göz kırpmak.
  • Göz yummak.
  • Görmezlikten gelmek.
  • Görmezden gelmek.
  • Olmasına göz yummak.
  • Göz etmek.
  • Bir şeye göz kırpmak.

Wink at ile ilgili cümleler

English: Did you just wink at me?
Turkish: Az önce bana göz kırptın mı?

English: Why did you just wink at me?
Turkish: Neden sadece bana göz kırptın?

Wink at ingilizcede ne demek, Wink at nerede nasıl kullanılır?

Wink : Pırıldamak. Parıldayıp sönmek. Göz kırpmak. Göz etmek. Kırpmak. Kestirmek. Çakmak. Çabuk açıp kapamak (farları). Göz yummak. Titreyerek parlamak.

At : Bir miktarı göstermek için kullanılır. Üzerinde. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. E. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Da. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Hatta.

Winked : Parıldamak. Pırıldamak. Kestirmek. Çakmak. Yanıp sönmek. Titreyerek parlamak. Göz kırpmak. Çabuk açıp kapamak (farları). Göz etmek. Göz yummak.

Winker : İşaret lambası. Göz siperi (at). Göz kırpan. Flaşör.

Winkers : Göz kırpan. Göz siperleri. İşaret lambası. Flaşörler. Dörtlüler. At gözlüğü. Flaşör.

Winking : Göz kırpma. Kırpma.

İngilizce Wink at Türkçe anlamı, Wink at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wink at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Nictates : Yanıp sönmek. İma etmek. Üstü kapalı söylemek.

Nictated : İma etmek. Yanıp sönmek. Üstü kapalı söylemek.

Apply the blind eye : Aldırmamak. İhmal etmek.

Overlooks : Bakmak. Nazır olmak (manzara). Saymamak. Farkına varmadan atlamak. Teftiş etmek. Hoşgörmek. Dikkate almamak. Yüksekten bakmak.

Blinks : Küçük marul (hindistan'ın kuzey bölgesine özgü). Kırpmak. Titreşerek parlamak. Kaçınmak. Kırpıştırmak. Yanıp sönmek (ışık). Pırıldamak.

Colluding : Dolap çevirmek. Dolap çevirmek (argo terim). İştirak etmek. Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. Tuzak. Tezgah hazırlamak. Gizlice anlaşmak.

Twinkle : Göz kırpma. Pırıldamak. Parıltı. Parlamak. Parlamak (gözler). Işıldamak. Parıldamak. Pırıltı. Titrek parlamak.

Colludes : Gizlice anlaşmak. Tuzak. Tezgah hazırlamak. Dolap çevirmek (argo terim). Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. İştirak etmek. Dolap çevirmek.

Wink at synonyms : shrug something off, look the other way, overpasses, turn a blind eye to, nictitate, make nothing of, pass off, condone, overpassed, connive at, nictating, ignore, block out, sniff at, colluded, blink at, nictitating, ignores, bat the eyes, connives, condoned, twink, cuts, condoning, bend the rules, nictate, wink, blinked, cut somebody dead, overlook, dissembled, nictitates, connived.