Wink türkçesi Wink nedir

  • Göz etmek.
  • Pırıldamak.
  • Parıldamak.
  • Kestirmek.
  • Çok kısa süre.
  • Gözetmek.
  • Göz kırpmak.
  • Çabuk açıp kapamak (farları).
  • Yanıp sönmek.
  • Göz yummak.
  • Çakmak.
  • Kırpmak.
  • Parıldayıp sönmek.
  • Titreyerek parlamak.
  • Göz kırpma.

Wink ile ilgili cümleler

English: Did you just wink at me?
Turkish: Az önce bana göz kırptın mı?

English: I bet Tom doesn't sleep a wink tonight.
Turkish: Tom'un bu gece gözünü kırpmayacağından eminim.

English: Ali didn't sleep a wink last night.
Turkish: Ali dün gece gözünü kırpmadı.

English: A wink was his only answer.
Turkish: Bir göz kırpma onun tek cevabıydı.

English: I could hardly get a wink of sleep last night.
Turkish: Dün gece neredeyse hiç uyuyamadım.

Wink ingilizcede ne demek, Wink nerede nasıl kullanılır?

Wink at : Göz kırparak işaret etmek. Olmasına göz yummak. Göz kırpmak. Görmemezlikten gelmek. Görmezden gelmek. Görmezlikten gelmek. Bir şeye göz kırpmak. Göz etmek. Göz yummak.

As quick as a wink : Çabucak. Şipşak. Göz açıp kapatana kadar. Göz açıp kapayıncaya dek. Bir çırpıda. Göz açıp kapayıncaya kadar.

Did not sleep a wink : Hiç uyumadı. Gözünü bir kez oldun kapatıp uyumadı. Gözüne tek damla uygu girmedi. Asla uyumadı.

In a wink : Kaşla göz arasında. Bir anda.

 

Not sleep a wink : Gözüne uyku girmemek. Gözünü bile kırpmamak. Gözünü kırpmamak.

Winking : Kırpma. Göz kırpma.

Tip the wink : Kaş göz etmek. Tiyo vermek. Tüyo vermek. Uyarmak.

Winking in estrus mare : Klitoris teşhiri. Kızgınlık gösteren kısrağın arka bacaklarını açarak uzatması, kuyruğunu kaldırarak yana çalması, kalçasını aşağıya düşürmesi ve kısmen içi dışına çıkarılacak biçimde kontraksiyon yapıp vulva dudaklarını göz kırpar gibi açıp kapatarak ereksiyona uğramış klitorisi 2-3 dakika süreyle göstermesi.

Winkers : İşaret lambası. Flaşör. At gözlüğü. Göz siperleri. Göz kırpan. Flaşörler. Dörtlüler.

Winker : Göz siperi (at). Göz kırpan. İşaret lambası. Flaşör.

İngilizce Wink Türkçe anlamı, Wink eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wink ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drive : Çalıştırmak. Araba kullanmak. Kovalamak. Kuvvet. Dürtü. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Önüne katmak. Gütmek. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Dalış.

Glitter : Göze çarpmak. Parıltı. Işıltı. Işıldamak. Parlamak. Parlaklık. Göz almak. Pırıltı.

Clout : Darbe. Prestij. Nüfuz. Yumruk. Vurmak. Torpil. Paçavra. İndirmek (argo terim). Yapıştırmak. Etki.

Glanced : Kısa bakış. Bakış. Bakıvermek. Göz gezdirmek. Göz atmak. Kısaca bakış. Bakmak. Göz.

Nictitation : Niktitasyon. Göz kırpma refleksi.

Eyewinks : Göz kırpması. İma. Göz atma. İşaret. An. İz. Tek bir an. (arkaik) bakış. Çok kısa zaman süresi.

 

Motion : Çalışma. Hareket. Yer değiştirme. El ile işaret etmek. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Devinim. Önerge. Hareket ettirmek. Güdü. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü.

Make eyes : Bakışmak.

Protects : Sahip çıkmak. Savunmak. Himaye etmek. Korumak. Muhafaza etmek. Kayırmak.

Study : İrdelemek. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Araştırma. Öğrenmek. Çabalamak. Eğitimini görmek. Çalışmak (ders). Okumak.

Wink synonyms : made eyes at, drowse, drives, nips, nictitates, clip, conjectured, connives, burn, oversee, make eyes at, blink of an eye, radiate, cigar lighter, blinks, nipped, oversees, condoned, blinked, gleams, bickers, glances, glittered, forecast, conjectures, nictitate, cotton on to, cause to cut, winks, connive at, bend the rules, beetle, cigarette lighter.

Wink ingilizce tanımı, definition of Wink

Wink kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of closing, or closing and opening, the eyelids quickly. To nap. To cause (the eyes) to wink. A moment. Hence, the time necessary for such an act. To sleep. To nod.