Tyrants türkçesi Tyrants nedir

Tyrants ingilizcede ne demek, Tyrants nerede nasıl kullanılır?

Tyrant flycatchers : Tirangiller. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (anisomyodi) alt takımının, bağırganlar (clamatores) üst familyasından, gagaları çeşitli uzunlukta ve kıvrık, genellikle yeşil, kara renkli, böcek, fare vb. yiyen, amerika'da yaşayan türleri olan bir familya.

Tyrant : Despot. Zorba. Zalim hükümdar. Zorba hükümdar. Müstebit. Ceberut. Tiran. Zalim. Müstekbir. Cebbar.

Carolinian tyrantflycatcher : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının bağırganlar (clamatores) üst familyasından, 21 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Karolin tiranı.

Tyran : Tiran(ik).

Tyrannic : Acımasız. Zalim. Zalimane. Tiran. Gaddar. Gaddarca.

Tyrannised : Tahakküm etmek. Baskı yapmak. Bir zorba gibi davranmak (ayrıca tyrannize). Zorbalık etmek. Eziyet etmek. Baskıyla yönetmek. Zalimce yönetmek. Zulmetmek. Tiran gibi davranmak. Kasıp kavurmak.

Tyrannically : Gaddarca. Acımasızca. Despot bir şekilde. Zorba bir şekilde. Baskıcı bir şekilde. Zorba bir tarzda.

Tyrannicalness : Baskıcı bir tarzda otoriteyi kullanma durumu. Despotizm.

Tyrannize over : Ezmek. Baskı yapmak (birisine). Zulmetmek. Eziyet etmek.

 

Tyrannise : Baskı yapmak. Tahakküm etmek. Ezmek. Eziyet etmek. Zulmetmek. Despotik bir tarzda yönetmek. Zalimce yönetmek. Kasıp kavurmak. Zorbalık etmek. Baskıyla yönetmek.

İngilizce Tyrants Türkçe anlamı, Tyrants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tyrants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tyrannizers : Despotik bir tarzda hüküm süren veya baskıcı bir tarzda yöneten kimse. Diktatör. Zorba gibi davranan kimse. Zulümcü. Baskıcı. Zorba.

Despot : Zorba. Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi. rum ortodokslarının dinsel başkanları (metropolit karşılığı). Alikıran başkesen. Ceberut. Acımasız.

Autarch : Diktatör. Otokrat. Sınırsız yetkisi olan yönetici.

Absolutism : Mutlakçılık. Mutlakiyetçilik. Mutlakiyet. Mutlakıyet. Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Saltçılık. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Mutlak idare rejimi. Absolutizm.

Tirana : Arnavutluğun başkenti.

Dictatorship : Diktatörlükle yönetme. Buyuruculuk. Buyrukçuluk. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. Diktatörlükle yönetilen ülke. Buyurganlık. Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi. Despotizm. Diktatörlük.

Shogunate : Askeri komutanlıkla yönetilen yer. Şogın hükümranlığı. Şogınlık. Mutlak idare.

Autarchy : Bağımsız ekonomi politikası. İktisadi yeterlik. Mutlak hakimiyet. Tutumsal yeterlik. Muhtariyet. Ekonomi yeterliği. Bir ülkenin diğerlerini gereksemeden yaşayabilmesi. Özerklik. Bir ülkenin bir başkasına gerekseme duymadan kendi yağı ile kavrulması (yaşaması). Otarşi.

 

Highhanded : Amirlik taslayan. Baskıcı. Keyfi hareket eden. Mütehakkim. Agresif. Keyfince davranan. Zulmeden. Zalim. Müstebit. Otoriter.

Authoritarianism : Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem verme, kişilere az saygı duyma, saymacılık ve ayırt etmesiz uymacılık eğilimlerinin tümü. Mutlak idare. Sıkı yönetim. Otoritarizm. Otoritercilik. Otoriter rejim. Otoritecilik. Yetkecilik. Otoriterizm.

Tyrants synonyms : monocracy, one man rule, tyrannic, czar, high handed, autocratical, despotical, autocracy, potentate, autocratic, despotism, tyrant, totalitarianism, police state, tyrannizer, autocrat, caesarism, despotic, dictator, despots, stalinism.