Uğraştırmak nedir, Uğraştırmak ne demek

  • Uğraşmasına yol açmak

"Uğraştırmak" ile ilgili cümle

  • "Bu iş beni çok uğraştırdı."

Uğraştırmak anlamı, kısaca tanımı:

Uğraştırma : Uğraştırmak işi.

Uğraş : Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.

Uğraşma : Uğraşmak işi.

Açmak : Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Beğenmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Ayırmak, tahsis etmek. Geçit sağlamak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Alanını genişletmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Alışverişi başlatmak. Yarmak. Ferahlık vermek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Yapmak, düzenlemek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Görünür duruma getirmek. Rengin koyuluğunu azaltmak.

 

Yol : Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Kez, defa. Yolculuk. Gaye, uğur, maksat. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Kumaşta bulunan çizgi. Gidiş çabukluğu, hız. Hile, tuzak. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.

Diğer dillerde Uğraştırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Uğraştırmak ne demek? : to cause a lot of work; to annoy, to trouble, to bother

Fransızca'da Uğraştırmak : occuper, donner de la peine, de la fatigue, susciter des embarras

Almanca'da Uğraştırmak : v. beschäftigen