Unaccused türkçesi Unaccused nedir

  • Yanlış yapmakla itham edilemez.
  • Suçlanamaz.

Unaccused ingilizcede ne demek, Unaccused nerede nasıl kullanılır?

Unaccusable : Suçla ilişkilendirilemez. Suçlanamaz. Azarlanamaz. İtham edilemez.

Unaccustomed : Alışılmadık. Garip. Alışılmamış. Tuhaf. Yadırgayan. Alışmamış.

Unaccustomed to : Alışmamış.

Be unaccustomed to : Alışık olmamak.

Unaccumulated : Bir araya toplanmayan. Artmayan. Birikmemiş. Çoğalmayan. Birikmeyen.

Unaccepted : Kabul edilmeyen. Reddedilen.

Unacceptability : Kabul etmeme. Kabul edilememezlik. Kabul edilemezlik. Kabul edilmezlik. Uygun görülmeme. Kabul edilmesi imkansız olma durumu.

Unaccidental : Kasıtlı. Amaçlı. Maksatlı. Kazara olmayan. Şans eseri olmayan.

Unaccented : Vurgusuz. Aslı gibi. Orijinal.

Unacceptably : Kabul edilemez bir tarzda. Kabul edilemez bir biçimde. Tatmin edici olmayan bir tarzda.

İngilizce Unaccused Türkçe anlamı, Unaccused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unaccused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Causeless : Asılsız. Sebepsiz. Rastlantı sonucu olan. Nedensiz.

Uncondemnable : Kabahatli değil. Kınanamaz. Kınanmayı haketmeyen.

Nonchargeable : Masrafa tabi olmayan. Ödetilemez. Hesaba geçirilemez.

Uncensurable : Eleştirilemez. Kusurlu olmayan. Eleştiriyi hak etmeyen. Suçlu olmayan. Kınanamaz.

 

Unimpeachable : Kuşkulanılamaz. Şüphe edilmez. Çürütülemez. Kusursuz. Suçsuz. Dürüst.

Unaccusable : Azarlanamaz. İtham edilemez. Suçla ilişkilendirilemez.

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Nonexempt : Vergiye tabi. Muaf tutulmayan (kişi). Muaf olmayan. Muaf tutulmayan. Her zamanki rolünden veya görevinden muaf olmayan.

Fortuitous : Rastlantı sonucu olan. Beklenmedik. Arızi. Tesadüfi. Şans eseri olan. Geçici. Rastlantısal. Rastlantı sonucu. Şanslı. Kasıtsız.

Unaccused synonyms : unblamable.

Unaccused zıt anlamlı kelimeler, Unaccused kelime anlamı

Intended : Yönelik. Kastedilen. Kasıtlı. İstenilen. Kasti. Nişanlı. Planlanmış. Birinin evleneceği kimse. Planlanan. Müstakbel.

Exempt : Hariç tutmak. Özgür. Muaf. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Serbest. Hariç tutulmuş. İstisna etmek. Ayrılık. Dışında bırakmak.