Unblocks türkçesi Unblocks nedir

  • Öbek çözmek.
  • Tıkanıklığı açmak.
  • Blok çözmek.
  • Engeli kaldırmak.
  • Debloke etmek.
  • Blokunu kaldırmak.
  • Blokajı açmak.

Unblocks ingilizcede ne demek, Unblocks nerede nasıl kullanılır?

Unblock : Blokunu kaldırmak. Tıkanıklığı açmak. Engeli kaldırmak. Blok çözmek. Debloke etmek. Blokajı açmak. Öbek çözmek.

Unblocked : Debloke etmek. Engeli kaldırmak. Öbeklenmemiş. Bloklanmamış.

Unblocking : Deblokaj. Blokajı kaldırma. Tıkanıklığı giderme.

Unblocking method : Dışa satışların çoğaltılması amacıyla durum ve nitelikleri elverişli, mallarda eder indirimi yapılması yöntemi. Eder indirimi yöntemi.

Sunblock : Güneş yağı. Cildi güneş ışınlarından koruma amaçlı krem veya yağ. Güneş losyonu. Güneş kremi.

Unblemished : Saf. Lekesiz. Hatasız. Kusursuz. Özürsüz.

Unbleached muslin : Amerikanbezi.

Unblooded : Kırma. Cins olmayan.

Unblended : Saf. Katışıksız. Harmanlanmamış.

Unblank : Boş olmayan. İçeriği olan.

İngilizce Unblocks Türkçe anlamı, Unblocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unblocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deblock : Serbest bırakmak.

Open : Açık. Geniş. Açık (kapı). Karara bağlanmamış. Açılmak. Serbest. Fora etmek. Açmak. Dürüst. İçten.

 

Decongesting : Toplanmayı dağıtmak. Kalabalığı dağıtmak.

Open up : Açılmak. Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi. Deşmek. Görüşmeye başlamak. -e açmak. Söz açmak. Çenesi düşmek. Geliştirmek. Rahat konuşmak. Gaza basmak.

Decongests : Toplanmayı dağıtmak. Kalabalığı dağıtmak.

Decongest : Kalabalığı dağıtmak. Toplanmayı dağıtmak.

Unblocked : Öbeklenmemiş. Bloklanmamış.

Decongested : Kalabalığı dağıtmak. Toplanmayı dağıtmak.

Deoppilate : Geçidi temizlemek.

Unblocks synonyms : unblock, disengage.

Unblocks zıt anlamlı kelimeler, Unblocks kelime anlamı

Lock : Kilit. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Sıkıca ve kuvvetlice kapamak. Bağlamak. Durdurmak. Bloke etmek. Kilitlenmek. (bilgi vb.) erişimi engellemek. Takılmak. Hapsetmek.

Close : Yummak (göz). Göğüs göğüse kavga. Geçit. Son söz. Sonuç. Çevirmek. Bitirmek. Kapatmak. Avlu (okul, kilise). Bağlantılı.

Engage : Bağlamak. Angaje etmek. Birbirine geçmek. Çalıştırmak. Taahhüt etmek. Çarpışmaya girmek. İşgal etmek. Verginle tutmak. Çatışmak. Tutturmak.