Unblock türkçesi Unblock nedir

  • Blok çözmek.
  • Tıkanıklığı açmak.
  • Blokajı açmak.
  • Debloke etmek.
  • Blokunu kaldırmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Engeli kaldırmak.
  • Öbek çözmek.

Unblock ile ilgili cümleler

English: I told them to wear sunblock.
Turkish: Onlara güneş kremi kullanmalarını söyledim.

English: I told you to wear sunblock.
Turkish: Sana güneş kremi kullanmanı söyledim.

English: I told Tom to wear sunblock.
Turkish: Tom'a güneş kremi kullanmasını söyledim.

English: I told him to wear sunblock.
Turkish: Ona güneş kremi kullanmasını söyledim.

Unblock ingilizcede ne demek, Unblock nerede nasıl kullanılır?

Unblocked : Bloklanmamış. Engeli kaldırmak. Debloke etmek. Öbeklenmemiş.

Unblocking : Blokajı kaldırma. Deblokaj. Tıkanıklığı giderme.

Unblocking method : Dışa satışların çoğaltılması amacıyla durum ve nitelikleri elverişli, mallarda eder indirimi yapılması yöntemi. Eder indirimi yöntemi.

Unblocks : Öbek çözmek. Blokunu kaldırmak. Blokajı açmak. Tıkanıklığı açmak. Engeli kaldırmak. Debloke etmek. Blok çözmek.

Sunblock : Cildi güneş ışınlarından koruma amaçlı krem veya yağ. Güneş yağı. Güneş kremi. Güneş losyonu.

Unblack screen : Renkli ekran.

Unblended : Katışıksız. Harmanlanmamış. Saf.

Unblooded : Cins olmayan. Kırma.

 

Unblamably : Suçlanamaz bir şekilde. Masum bir şekilde.

Unblank : İçeriği olan. Boş olmayan.

İngilizce Unblock Türkçe anlamı, Unblock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unblock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Issue : Sayı. Çıkmak. İhraç etmek. Tevzi etmek. Akmak. Konu. Yayımlamak. Dağıtmak. Bildirmek.

Decongesting : Kalabalığı dağıtmak. Toplanmayı dağıtmak.

Abort : Uşak salmak. Çocuk aldırmak. Bitirmeden durdurmak. Erken doğum yapmak. Dölütünü düşürtmek. Gelişememek. Dayandırmak. Ölü çocuk doğurmak. Yarımcık saklamak.

Free : Serbestçe. Bağımsız. Özgür. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Muaf. Ücretsiz. Serbest. Erkin. Parasız. Beleş.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Decongest : Kalabalığı dağıtmak. Toplanmayı dağıtmak.

Unfreeze : Buzunu çözmek. Serbest bırakmak. Eritmek.

Supply : Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Gidermek. Sağlamak. Arz. Vermek. Tedarik etmek. Karşılamak. Sağlama jüyesi. Yerini doldurmak. Bir şeyi bulup (müşteriye) ulaştırmak.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Unblock synonyms : unblocks, decongested, access mechanism, acception, absolute device, accent char, decongests, access control entry, absolute loader, ac adapter, release, deblock, abbreviate, unblocked, accent bar, access key, access control, deoppilate, play, abstract syntax tree, accelerator key.

Unblock zıt anlamlı kelimeler, Unblock kelime anlamı

Recall : Yeniden arama. Hatırlama. Hatırlatmak. Bilgi erişimde, erişilen anlamlı belge sayısının derlemde bulunan toplam anlamlı belge sayısına oranı. Geri çağırmak. Dönmek. Geri çekmek. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Feshetmek. Geri istemek.

 

Block : Öbek. Alıkoymak. Blok. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Kesmek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Durdurmak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Önünü kesmek. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Freeze : Don tutmak. Kıkırdamak. Dondurmak. Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Çok üşümek. Çivi kesmek. Donakalmak. Buz kesilmek. Don. Donma.

Unblock antonyms : stuff.