Unbridles türkçesi Unbridles nedir

  • Gemini çıkarmak.
  • Dizginini çıkarmak.

Unbridles ingilizcede ne demek, Unbridles nerede nasıl kullanılır?

Unbridle : Gemini çıkarmak. Dizginini çıkarmak.

Unbridled : Önüne geçilmez. Önüne geçilemeyen. Dizginlenemeyen. Aşırı. Ölçüsüz. Gem vurulmamış. Küstah. Azgın. Dizginlenemez. Dizginsiz.

Unbridled attack : Durdurulamaz saldırı. Kontrol edilemez saldırı. Kontrolsüz taarruz. Zaptedilemez saldırı. Dizginlenemez taarruz.

Unbridledly : Dizginlenemez bir tarzda. Kısıtsız. Kontrol edilemez bir şekilde. Tahditsiz.

Unbridgeable : Bağlantı kurulamaz. Sıkıca bağlanamaz. Köprü kurulamaz. Köprülenemez. Köprü inşa edilemez. Bağlanamaz. Bir kıyısından diğerine köprü inşa edilemeyecek durumda olan (nehir vb). Köprü ile birleştirilemez. Üzerine köprü inşa edilemez. Bağlantı yapılamaz.

Unbribable : Rüşvet yemez.

Unbridged : İlgisiz olan. Birleşik olmayan. Bağlı olmayan. Bağlanmamış. Karşıdan karşıya geçmeyen.

İngilizce Unbridles Türkçe anlamı, Unbridles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unbridles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unrestrained : Aşırı. Serbest. Zapt edilmemiş. İdaresiz. Dinmeyen. Pervasız. Zaptedilmemiş. Frenlenmemiş. Frenlenmeyen. Önü alınmamış.

 

Unchecked : Durdurulmamış. Engelsiz. Yasaklanmamış. Serbest bırakılmış. Denetlenmemiş. Önü alınmamış. Başıboş bırakılmış. Kontrolsüz. Serbest. Kontrolünden çıkmış.

Ungoverned : Kendine hakim olamayan. Kendini kontrol edemeyen.

Remove : Yerinden etmek. Görevden almak. Uzaklaştırmak. Çıkarmak. Defetmek. Alıp götürmek. Taşımak. Kovmak. Adım. Elini çekmek.

Get rid of : Temizlemek. Öldürmek. Yakayı sıyırmak. -den kurtulmak. Elden çıkarmak. Bir şeyden kurtulmak. Kurtulmak. Yok etmek. Savuşturmak. Sepetlemek.

Unbridles synonyms : uncurbed, unbridle.

Unbridles zıt anlamlı kelimeler, Unbridles kelime anlamı

Bridle : Frenlemek. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Zaptetmek. Gem. Dizgin. Karşı gelmek. Yular takmak. Başkaldırmak. Kızmak. Yular.

Restrained : Bastırılmış. Ilımlı. Kontrollü. Sakin. Sade. İtidalli. Kendine hakim. İhtiyatlı. Tutulmuş. Dar (tiyatro terimi).