Unclasped türkçesi Unclasped nedir

  • Açmak (tokayı).
  • Bırakmak (sıkılan eli).
  • Bırakmak (el).
  • Açmak (toka).

Unclasped ingilizcede ne demek, Unclasped nerede nasıl kullanılır?

Unclasp : Açmak (toka). Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el). Açmak (tokayı).

Unclasping : Açmak (tokayı). Açmak (toka). Bırakmak (el). Bırakmak (sıkılan eli).

Unclasps : Bırakmak (sıkılan eli). Açmak (tokayı). Bırakmak (el). Açmak (toka).

Unclashing : Tutarsız olmayan. Çelişkili olmayan. Zıt olmayan. Karşı olmayan.

Unclassifiable : Tasnif edilemez. Sınıflandırılamaz.

Unclamps : Mengenesini açmak. Kelepçesini açmak. Kıskacını açmak.

Unclassified : Tasnif dışı. Karışık. Sınıflandırmaya girmeyen. Gizli olmayan. Sınıflandırmaya girmemiş. Sınıflandırılmamış.

Unclarity : Belirsizlik. Açık olmama durumu. Bulanıklık. Muğlaklık.

Unclarified : Çözülmemiş. Açıklığa kavuşturulmamış. Aydınlatılmamış. Açıklanmamış. Ortaya çıkarılmamış.

Unclaimed good : Sahipsiz mal.

İngilizce Unclasped Türkçe anlamı, Unclasped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unclasped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unwanted : İstenmemiş. İstenmedik. İstenmeyen. İstenilmeyen.

Release : Bırakmak. Yay. Sürüm işlemi. Kurtuluş. Serbest bırakma. Feragat. Muaf tutma. Bırakma. Sürüm. Azat.

 

Relinquish : Serbest bırakmak. Terketmek. -i bırakmak. Başkasına bırakmak. El çekmek. Feragat etmek. Vazgeçmek. -den feragat etmek. Bırakmak.

Let go : Laçka etmek. Gevşetmek. Gevşemek. Koyuvermek. Bırakmak. Serbest bırakmak. Kendini koyvermek. Koyvermek. Rahatlamak. Boşlamak.

Unclasped synonyms : let go of, unclasping, unclasps, unclasp.

Unclasped zıt anlamlı kelimeler, Unclasped kelime anlamı

Wanted : İstenen. Lazım. İhtiyaç var. Aranılan. Aranıyor. Gerekli. Aranan.

Hold : Sahip olmak. Tutuklu olarak tutmak. El koymak. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Tıkamak. Devam etmek. Çekmek. Dayanmak. Karara bağlamak. (elinde) (bir şey) tutmak.

Clasp : Kavramak. Kopçalamak. Toka. Sıkıca tutmak. Sımsıkı tutmak. Sıkı sıkı tutma. Tokalamak. Tutmak. El sıkışmak. El ele tutuşmak.