Unclench türkçesi Unclench nedir

  • Açmak (bir yumruğu).
  • Açtırmak (sıkılmış eli).
  • Açılmak (sıkılmış el).
  • Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak.
  • Açmak (sıkılmış eli).
  • Kavramanın bırakılmasına sebep olmak.

Unclench ile ilgili cümleler

English: Ali unclenched his fist.
Turkish: Ali yumruğunu açtı.

Unclench ingilizcede ne demek, Unclench nerede nasıl kullanılır?

Unclenched : Açtırmak (sıkılmış eli). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak. Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açmak (sıkılmış eli). Açmak (bir yumruğu). Açılmak (sıkılmış el).

Unclenches : Açmak (sıkılmış eli). Açtırmak (sıkılmış eli). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak. Açmak (bir yumruğu). Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açılmak (sıkılmış el).

Unclenching : Açtırmak (sıkılmış eli). Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açmak (bir yumruğu). Açılmak (sıkılmış el). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak. Açmak (sıkılmış eli).

Uncle sam : Sam amca. Abd. Amerika birleşik devletleri. Amerika.

Cry uncle : Pes etmek. Yenilgiyi kabul etmek. Pes demek. Havlu atmak.

I am with my uncle : Amcam ile beraberim.

Maternal uncle : Dayı.

Uncle : Amca. Emmi. Enişte. Dayı.

Uncleanliness : Ahlaksızlık. Kirlilik. Pislik.

Uncleaned : Temizlenmemiş. Kirli.

İngilizce Unclench Türkçe anlamı, Unclench eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unclench ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grit : Yiğitlik. Çakıl. Yüreklilik. Gıcırdamak. Grit. Dayanıklılık. Kanatlıların kaslı midesindeki yemleri öğütme işlemini artırmak amacıyla kullanılan, hayat için koşul olmamakla beraber sindirimi düzenleyen, tuz asidinde çözünmeyen granit, kuvars, çakmak taşı gibi taş parçacıklarından oluşan, isteğe bağlı alınabilen taşlar, grit. Azim. Kum taşı. Metanet.

Clutch : Boşa alma. Kapmak. Yapışmak. Debriyaj. Bir yüklemede kuluçkaya konulan yumurtalar. bir kezde kuluçkadan çıkan yumurtalar. Pençe. Klaç. Yakalamak. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı. Güç.

Squeeze : Ezmek. Kalabalık. Sıkıştırma. Sığdırmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Tıkıştırmak. Ezilmek. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. İzdiham. Sıkışmak.

Seize : Kabullenmek. Almak. Zapt etmek. Tutmak. Zorla almak. Yapışmak. Kavramak. El atmak. Benimsemek. Elinden alma.

Clinch : Boks birbirine sarılmak. Sıkı tutmak. Çözümlemek. Sarılmak. Kökünden halletmek. Yakın dövüş. Perçinlenmiş çivi. Sağlama bağlamak. Sıkı tutma. Sarılma.

Unclench synonyms : prehend, unclenching, unclenched, unclenches.

Unclench ingilizce tanımı, definition of Unclench

Unclench kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Unclinch.