Undead türkçesi Undead nedir

Undead ingilizcede ne demek, Undead nerede nasıl kullanılır?

Undecagon : On bir kenarlı.

Undecane : Undekan.

Undeceive : Bilgi vermek. Gözünü açmak. Uyarmak. Aklını başına getirmek. Uyandırmak.

Undeceived : Aldanmamış. Aldatılmamış. Aklı başına gelmiş. Gözü açılmış.

Undeceives : Aklını başına getirmek. Gözünü açmak. Uyandırmak.

Undecided opinion : Kararlaştırılmamış fikir.

Undeciphered : Deşifre edilmemiş. Şifresi çözülmemiş.

Undecipherably : Çözülemeyen bir biçimde. Açık olmayan bir şekilde. Deşifre edilemez bir şekilde.

Undecidable : Karar verilemez.

Undecidedness : Karar verilmemiş olma durumu. Bir kimsenin enüz kararını vermemiş olması durumu. Kesin olmama durumu.

İngilizce Undead Türkçe anlamı, Undead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deathly : Ölüm gibi. Öldüresiye. Ölümsü. Aşırı çok. Ölümcül. Öldürücü. Ölümcül olarak.

Aliveness : Farkındalık. Canlılık. Diri olma durumu. Dirilik.

Departed : Bitmiş. Ölmüş. Tükenmiş. Geçmiş.

At rest : Ölü. Hareketsiz.

Lifeless : Soluk. Ruhsuz. Ölü gibi. Ölü. Camit. Sönük. Donuk. Cansız. Ölgün. Durgun.

Slain : Katletmek. Öldürülmüş. Cinayete kurban gitmiş. Maktul. Maktül.

 

Vitality : Dayanma gücü. Dirilik. Yaşama gücü. Hayat. Hayatiyet. Ruh. Güç. Can. Canlılık. Zindelik.

Gone : Bozulmuş. Aşık. Bozuk. Kendinden geçmiş. Sevdalanmış. Ölmüş. Gitmiş. Geçkin. Mahvolmuş. Kayıp.

Stillborn : Ölü doğmuş. İlerleme göstermeyen. Ölü doğan. Gelişimini tamamlamış ancak herhangi bir nedenle ölmüş bir dölütün doğması. Stilborn. Ölü. Geleceği olmayan. Ölü doğum. Başlamadan biten.

Exanimate : Ölü. Cansız.

Undead synonyms : d.o.a., pulseless, brain dead, exsanguinous, zombie, breathless, assassinated, at peace, executed, so, deceased, zombies, inanimate, cold, late, zombis, defunct, fallen, animation, bloodless, stone dead, asleep, doomed, deathlike, murdered, nonviable, life, living, exsanguine.

Undead zıt anlamlı kelimeler, Undead kelime anlamı

Alive : Uyanık. Haberdar. Hayat dolu. Yaşayan. Hareketli. Diri diri. Elektrik yüklü. Diri. Farkında. Yaşam dolu.

Living : Sağ. Yaşam tarzı. Yaşam standardı. Hayat. Ekmek parası. Geçim yolu. Yaşama. Yaşantı. Güncel. Oturma.