Lifeless türkçesi Lifeless nedir

Lifeless ile ilgili cümleler

English: The body is lifeless.
Turkish: Ceset cansızdır.

Lifeless ingilizcede ne demek, Lifeless nerede nasıl kullanılır?

Lifelessly : Durgun bir şekilde. Cansız olarak. Cansız bir şekilde. Ölü bir şekilde. Soluk bir halde. Cansız. Cansızca.

Lifelessness : Cansızlık. Sönük. Sönüklük.

Lifelike : Sahici gibi. Canlı gibi. Canlı gibi görünen. Canlı. Gerçek gibi.

Lifelikeness : Canlı gibi görünen bir şey. Canlıya benzeme. Canlı gibi görünen. Bir gerçek veya gerçek bir şey ile benzerlik.

Lifeline : (bir yarışmada) joker hakkı. Dalgıcı su yüzeyinde bir noktaya bağlayan hat. Hayatın bağlı olduğu şey. Cankurtaran halatı. Dalgıç halatı. Hayat çizgisi.

Life blood : Yaşamak için gerekli kan.

Lifelines : Dalgıç halatı. Cankurtaran halatı. Hayat çizgisi. Can damarları. Hayatın bağlı olduğu şey.

Life belt : Güvenlik kemeri. Can yeleği. Cankurtaran kemeri. Cankurtaran simidi. Cankurtaran yeleği. Kemer şeklindeki cankurtaran kemeri.

Life adjustment education : Yaşama uyarlayıcı eğitim. Öğretim programlarının gerçekçi, işe ve mesleğe dönük, toplumsal beceriler kazandırıcı nitelikte olmasına ağırlık veren eğitim.

 

Unlifelike : Gerçekçi olmayan. Canlı gibi olmayan. Gerçek gibi olmayan.

İngilizce Lifeless Türkçe anlamı, Lifeless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lifeless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloodless : Hissiz. Duygusuz. Öldürücü olmayan. Kansız. İnsanca duygulardan yoksun. Kan dökmeden yapılan. İlgisiz. Solgun.

Empty : Aç. Boşuna. Yoksun. İçeriksiz. Akıtmak. İçini boşaltmak. Saçma. Dökülmek. İçini çıkarmak. Boş.

Deathlike : Öldürücü. Ölüm gibi.

Carcass : Eski ya da bitmemiş tekne iskeleti. Kadavra. Hkr. Birşeyin döküntü parçaları. Hayvan ölüsü. Çatkı. Yemek için kesilmiş hayvanın ölüsü. Bina iskeleti. Enkaz. Leş.

Carcasses : Kadavra. Ceset. Gövde. İskelet. Enkaz. Leş. Kalıntı (argo terim).

Carcases : Kadavra. Ceset. Cife. Gövde. Enkaz (gemi vb). Kalıntı. Karkas. İskelet. Vücut.

Death pale : Sapsarı. Soluk benizli.

Extinguished : Sönmüş. Söndürülmüş (yangın vb).

Frozen : Dondurulmuş. Donmuş. Buz kesilen. Donakalmış. Buz kesilmiş. Soğuk. Kalpsiz. Buz kesmiş. Kesin.

Lifeless synonyms : exanimate, brown bread, carcase, deadest, depressed, as death, bleared, arid, calmer, apathetical, sackless, airless, breathing, like a bump on a log, colorless, cadaverously, breath, ditchwater, anemic, calm, corpses, dead meat, ashiest, corpse, dims, calmest, coldest, exhausted, dreamless, flattest, dullest, neuter gender, clouded.

Lifeless zıt anlamlı kelimeler, Lifeless kelime anlamı

Alive : Uyanık. Elektrikli. Hayatta. Yaşam dolu. Canlı. Hareketli. Yaşayan. Elektrik yüklü. Faal. Sağ.

Full : Kalın. Komple. Dolu şey. Doluluk. Yıkayıp çektirmek. Dolu. Çırpmak. Tok. Öz.

 

Lifeless ingilizce tanımı, definition of Lifeless

Lifeless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dull. Dead, or apparently dead. A lifeless wine. Destitute of life, or deprived of life. Not containing, or inhabited by, living beings or vegetation. As, a lifeless carcass. A lifeless desert. Lifeless matter. A lifeless story. Powerless. Spiritless.