Underframe türkçesi Underframe nedir

  • Büyük bir binanın iç yapısı (mimari).
  • Şasi.
  • Alt takım.
  • İskelet altı.
  • Çerçeve altı.
  • Treyler şasisi.

Underframe ingilizcede ne demek, Underframe nerede nasıl kullanılır?

Underfeather : Kuştüyü. Kanataltı tüyü. Tüy. Bazı kuşlarda (kazlar ve ördekler gibi) deriye yakın yerde bulunan küçük tüy.

Underfed : Gıdasız. Eksik beslenmiş. Yetersiz beslenmiş. Az beslenmiş.

Underfeed : Yetersiz beslemek. Yeterli gıdayı vermemek.

Underfeeding : Yetersiz beslenme. Malnutrisyon. Eksik beslenme.

Underfeeds : Yeterli gıdayı vermemek. Yetersiz beslemek.

Underfloor : Döşemealtı. Zemin altı.

Underfinance : Yetersiz sermaye aktarmak. Yetersiz şekilde yatırım yapmak. Yetersiz şekilde fonlamak.

Underfellow : Başkasının emrinde olan kimse.

Underfilling : Kapasitesinin altında doldurmak. Doyuramamak. Tam dolmamış kesit. Beklenenden daha az doldurmak. Çok az doldurmak. Tam dolmamış dolgu. Az doldurmak. Eksik dolum.

Underfelt : Bir halının altına konulan keçe ped veya yastık (ingiliz ingilizcesi).

İngilizce Underframe Türkçe anlamı, Underframe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underframe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ship : Bir şeyi bir nakliyat aracıyla göndermek. Yükleme yapmak. Yerine takmak. Gemiye binmek. Yollamak. Su almak (gemi). Gemi ile yollamak. Tayfa olarak almak. Mal yüklemek (gemiye). Nakletmek.

 

Undercarriages : Şaryo. Alt yürüyüş takımı. Kundak taşıyıcı (askeri terim). İniş takımı. Alt gövde. Taşıyıcı iskelet. Yapıyı tutan iskelet. Alt hareket takımı.

Aircraft : Planör. Hava taşıtı. Helikopter. Uçaklar. Tayyare. Uçak.

Chassis frame : Çatkı. Taşıtların tüm örgenlerini taşıyan iskelet. Şasi demiri. Şasi çerçevesi.

Edifice : Mabet. Büyük bina. Büyük ve gösterişli bina. Büyük. Bina. Anıtsal önemde bina. Büyük yapı. Yapı. Mersus. Gösterişli yapı.

Building : Bina. İnşaatçılık. Yapma. İnşaat. Yapı. İnşa etme. İnşa. Dikinti. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Yapım.

Hoop : Bağırmak. Çapı 0.80 m. olan tahtadan yapılmış kasnak biçiminde cimnastik el aracı. Çemberle bağlamak. Çember takmak. Çembere almak. Cimnastik kasnağı. Öksürmek (boğmaca). Çember ile kuşatmak. Halka. Çembere sokmak.

Undercarriage : Kundak taşıyıcı (askeri terim). Şaryo. Alt hareket takımı. Taşıyıcı iskelet. Alt gövde. Alt yürüyüş takımı. İniş takımı. Yapıyı tutan iskelet.

Chassis : Çatkı. Taşıtların tüm örgenlerini taşıyan iskelet. Alt düzen. Top kızağı. Çerçeve. Taşıyıcı çerçeve. Çatı. Bir aygıt ya da düzeneği taşıyan, genellikle metal yapı.

Skeleton : Çok zayıf kimse. İskelet gibi kimse. Çerçeve. İskelet. Taslak. Kafes. Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. Kadit. İskelet gibi zayıf. Karkas.

Underframe synonyms : supporting structure, skeletal frame, suborder, frame, subgroup.