Underlier türkçesi Underlier nedir

  • Bir kaynak oluşturan şey.
  • Destek veren şey.
  • Altında yatan şey.
  • Kaynak oluşturan şey.

Underlier ingilizcede ne demek, Underlier nerede nasıl kullanılır?

Underlie : Altında olmak. -in altında yatmak. Temelinde olmak. Temelini oluşturmak. Altında bulunmak. -in temelini oluşturmak. -in altında bulunmak. -in temelinde yatmak. -in asıl nedeni olmak. Temelinde yatmak.

Underlies : Temelinde olmak. Altında olmak. Altında bulunmak. -in temelinde yatmak. -in altında bulunmak. -in asıl nedeni olmak. Altında yatmak. -in temelini oluşturmak. Temelinde yatmak. Temelini oluşturmak.

Underline : Vurgu yapmak. Vurgulama. Altçizgi. Altını çizmek. Belirtmek. Üstünde durmak. Altını çizme. Vurgulamak. Mim koymak.

Underlined : Altçizgili. Vurgulamak. Altını çizmek. Altıçizili. Altı çizili.

Underlined part : Altı çizili kısım.

Double underline : Altı çift çizili. Çift altçizgi.

Underlinings : Alt astar.

Double accounting underline : Altı çift sayısal çizili.

Command underline : Komut altçizgisi.

Underlings : Başkasının emrinde olan kimse. Madun. Ast. Başkasının emrindeki kimse.

İngilizce Underlier Türkçe anlamı, Underlier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Underlier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Accent : Üzerinde durmak. Vurgu. Aksan vermek. Vurgulu okumak. Aksan. Aksan işareti. Vurgulamak. Ağız. Önem. Şive.

Emphasize : Belirtmek. Vurgu yapmak. Vurgulamak. Önemle belirtmek. Üstünde durmak. Önemini belirtmek. Altını çizmek. Üstüne basmak. Üzerinde durmak.

Punctuate : Noktalama işaretleri koymak. (sözü) ikide bir kesmek. Vurgulamak. Noktalamak. İşaretlemek. Noktalama işaretlerini koymak. Lafını kesmek. Sözünü kesmek. Araya girmek.

Stress : Konuşma sırasında kelimedeki bir heceyi diğerlerine göre daha yüksek bir ses tonuyla, daha baskılı bir şekilde söyleme. vurgunun kelime vurgusu, cümle vurgusu, anlam vurgusu ve ünlem vurgusu gibi türleri vardır. bunlara bk. Tazyik etmek. Vurgu koymak. Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle (stres faktörü) buna karşı oluşan savunma mekanizması. dayanıklılığı azaltan fiziksel veya mental gerilim, gerginlik. canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar. Etki. Baskı. Bir nesneye etkiyen yamrultucu kuvvet. Bunalım. Tonlamak. Fizik, gramer, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Accentuate : Vurgulu okumak. Önem vermek. Vurgulamak. Önemle belirtmek. Üzerinde durmak.

Emphasise : Vurgu yapmak. Vurgulamak. Altını çizmek. Önemini belirtmek. Üzerinde durmak. Üstünde durmak. Önemine vurgu yapmak. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). Daha açık bir şekilde açıklamak. (britanya ingilizcesi) vurgulamak.

Underscore : Kelimenin önemini belirtmek. Altını çizmek. Alt çizgi. Vurgu yapmak. Vurgulamak. Satırın altını çizmek. Bir sözcüğün altına çizilmiş çizgi. Altına çizgi çizmek. Altçizgi.

Be : Mal olmak. Berylliumb (berilyum). Var olmak. Bulunmak. Durmak. -dır. Kalmak. -dı. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.