Unfamiliarity türkçesi Unfamiliarity nedir

  • İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu.
  • [#yabancı Yabancılık].

Unfamiliarity ingilizcede ne demek, Unfamiliarity nerede nasıl kullanılır?

Be unfamiliar with : Bilmemek.

Unfamiliar : İyi bilinmeyen. Tanıdık olmayan. Yabancı. Bilinmedik. Alışık olmayan. Alışılmadık. Alışılmamış.

Unfamiliarly : Aşina olmayan bir şekide. Alışılmadık bir şekilde. Alışılmadık bir şelilde. Samimiyetsiz bir şekilde.

İngilizce Unfamiliarity Türkçe anlamı, Unfamiliarity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfamiliarity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alienages : Yabancı uyruklu olma.

Abnormality : İntizamsızlık. Gayrinormallik. Gayritabiilik. Normal dışına sapma, anormallik herhangi bir organ oluşumundaki biçim bozukluğu, malformasyon. Abnormalite. Sapınç. Sapma. Anormalite. Düzgüsüzlük. Düzgülerden ya da düzgülü durumlardan sapma gösterme durumu.

Foreignness : Ecnebilik.

Oddity : Gariplik. Antika. Acayiplik. Garip kimse. Tuhaf tip. Antika kimse. Tuhaflık. Garip özellik. Garip şey. Acayip kişi ya da şey.

Bizarreness : Tuhaflık. Acayiplik. Egzotiklik. Sıra dışılık. Gariplik.

Eeriness : Tekin olmayış. Ürkünçlük. Ürkütücülük. Esrarengizlik.

Singularity : Fevkaladelik. Özellik. Tuhaflık. Garabet. Tek olma. Eşsizlik. Gariplik. Görülmemişlik. Tekillik. Acayiplik.

 

Weirdness : Tuhaflık. Gariplik.

Freakishness : Acayiplik. Acayiplik (argo terim). Anormallik. Gariplik. Tuhaflık. Kaprisli olma.

Foreign : Dıştan gelme. Yabancı madde. Harici. Yabancı. Dış. Yurt dışı. Ülke dışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Ecnebi.

Unfamiliarity synonyms : outlandishness, quirkiness, queerness, ghostliness, quirk, quaintness, unusualness, strangeness, strange, crotchet, eccentricity, exoticism, remoteness, alienage.

Unfamiliarity zıt anlamlı kelimeler, Unfamiliarity kelime anlamı

Familiarity : Yatkınlık. Alışkanlık. Samimilik. Yakınlık. Laubalilik. İçtenlik. Bilme. Samimiyet. Aşinalık. Teklifsizlik.

Usualness : Aleladelik. Yaygınlık. Genellik. Genellikle yapılma durumu. Yaygın olarak yapılma durumu.

Native : Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Natif. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlkel. Kendi doğal alanında bulunma. Yerli. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Doğal. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.