Unfamiliar türkçesi Unfamiliar nedir

Unfamiliar ile ilgili cümleler

English: I'm unfamiliar with that word.
Turkish: Ben o kelimeye aşina değilim.

English: The voice on the phone was unfamiliar to me.
Turkish: Telefondaki ses bana yabancıydı.

English: Being unfamiliar with foreign languages, you'll never be able to understand the foreigner's silence.
Turkish: Yabancı dillerle yabancı olursan, yabancının sessizliğini asla anlayamazsın.

English: The landscape is unfamiliar to me.
Turkish: Manzara bana tanıdık değil.

English: Ali was threatened with a knife on the street at night by an unfamiliar man and robbed of his money.
Turkish: Ali bir yabancı adam tarafından sokakta gece bıçakla tehdit edildi ve parası soyuldu.

Unfamiliar ingilizcede ne demek, Unfamiliar nerede nasıl kullanılır?

Be unfamiliar with : Bilmemek.

Unfamiliarity : İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu. Yabancılık.

Unfamiliarly : Alışılmadık bir şelilde. Alışılmadık bir şekilde. Aşina olmayan bir şekide. Samimiyetsiz bir şekilde.

İngilizce Unfamiliar Türkçe anlamı, Unfamiliar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfamiliar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Uncommon : Seyrek. Yaygın olmayan. Olağandışı. Fevkalade. Acayip. Sıra dışı. Az bulunur. Nadir. Sıradışı.

Auslander : El (almanca).

Off the wall : (argo) acayip. Acayip tip. Tuhaf. Garip.

Aliening : Uymayan. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Uzaylı. Yabancı uyruklu kimse. Farklı. Ecnebi. Başka bir ülkeden gelen kişi. Yabancı kelime. Yaratık.

Nonconventional : Geleneksel olmayan. Modern. Konvansiyonel olmayan. Alışılagelmemiş. Konvensiyonel olmayan. Kuralsız.

Unaccustomed : Garip. Alışmamış. Tuhaf. Yadırgayan.

Barbarian : Gaddar. Uygarlaşmamış kimse. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Zalim. Barbar. Uygarlaşmamış. Vahşi. Kaba.

Exotics : Yabancı malı. Başka iklime ait. Acayip. Ecnebi. Tuhaf. Garip. Egzotik. Yabancıl. İlginç.

Extrinsic : Dış güdümlü. Geçici. Dış. İkincil. Dış kaynaktan. Eğreti. Esaslı olmayan. Ekstrinzik. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler.

Aberrated : Olağan dışı. Beklenen durumdan sapmak. Anormallikleri ve tuhaflıkları olan.

Unfamiliar synonyms : unfamiliar with, unacquainted with, barbarians, unknown, alien, indeterminate, offbeats, quirkier, slender, off the beaten track, extraneous, allochthonous, atypical, slenderer, inconversant, extraordinaire, offbeat, constrained, external, novel, strange, aliens, bastard, foreign to, unconventional, quirkiest, quirky, out there, foreign, exotic, unacquainted, paranormal, off beat.

Unfamiliar zıt anlamlı kelimeler, Unfamiliar kelime anlamı

 

Known : Tanınan. Belli. Bilinilen. Bildik. Bilindik. Malum. Tanınmış. Ünlü. Sayılı. Bilinen.

Familiar : İyi arkadaş. Bilinen. Bambılı. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş). Alışık. Laubali. Yakın dost. Yaygın. Alışılmış. Hizmetçi.

Unfamiliarity : İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu. Yabancılık.

Unfamiliar antonyms : native.