Off the wall türkçesi Off the wall nedir

Off the wall ile ilgili cümleler

English: The paint was coming off the wall.
Turkish: Boya duvardan aşağıya dökülüyordu.

English: That religious cult has got some pretty off the wall ideas.
Turkish: O dini mezhebin bazı acayip fikirleri var.

English: That car salesman was a pretty off the wall kind of guy.
Turkish: O araba satıcısı oldukça acayip bir adam.

Off the wall ingilizcede ne demek, Off the wall nerede nasıl kullanılır?

Off : Kapalı. Yanılmak. Baş. Dışında. İndirmek. Azalmak. Çıkarmak. Soğutmak. Öldürmek.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Wall : Duvarla çevirmek. Duvar. Ayırmak. Set. Bir kenti ya da kasabayı çepeçevre saran kale duvarı. Sur. Tarih, jeoloji alanlarında kullanılır. Baraj. Çeper. Yarık çeperleri.

Off the air : Ünalgıda yayında değil. Yayında değil (radyo, tv). Yayında değil.

Off the beam : Yanlış düşünce. Yanlış doğrultu. Yanlış yolda. Yanlış yön. Yanlış.

Off the mark : Yanlış. Yanlış veya hedeften uzak.

Off the point : Konunun dışında. Meseleden uzak. Konuyla ilgisiz. Konudan uzak.

 

Off the job : İşsiz. İş dışında.

Off the beaten track : Sapa. Alışılmadık. Uzak. Ücra. Herkesçe bilinmeyen.

Off the cuff : Düşünmeden. Düşünmeksizin. Hazırlıksız. Doğaçtan. Hazırlıksız olarak. Kafadan.

İngilizce Off the wall Türkçe anlamı, Off the wall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Off the wall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unconventional : Geleneklere uymayan. Alışılmadık. Rahat. Göreneksel olmayan. Kalender. Görenek dışı. Göreneklere uymayan. Geleneksel olmayan. Teklifsiz.

Curious : Acayip. Ender. Nadir. Herkesin işine karışan. Her şeye burnunu sokan. Bilmek isteyen. Görülmemiş. İlgili.

Crotchet : Merak. Deli. Garip tutku. Acayip. Dörtlük. Saçma düşünce. Çeyrek nota. Delilik.

Exotisms : Ecnebi. Harici. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Dışarıdan gelme. Dikkati çeken. Ekzotizm. Yerli olmayan.

Bastard : Piç. İt. Çizgi dışı. Puşt. Yasa dışı. Bayağı. Kurallara aykırı. Herif. Adi herif. Evlilik dışı çocuk.

Out of the ordinary : Farklı. Olağandışı. Olağanüstü. Ender. Sıradışı. Alışılmışın dışında. Nadir. Olağan dışı.

Crotchets : Delilik. Dörtlük. Saçma düşünce. Garip düşünce. Deli. Acayip. Merak. Garip tutku.

Crotchety : Huysuz. Dırdırcı. Aksi. Acayip. Sinirli.

Paranormal : Normal ötesi.

Screwballs : Üşütük. Acayip. Tuhaf tip. Sersem. Saçma. Kafasız. Kuş beyinli. Kafadan kontak.

Off the wall synonyms : codgers, exotism, novel, anomalous, bizarres, drolling, screwball, eccentrics, cranky, eccentric, droll, comical, bizarre, odd fish, aberrated, extraordinary, flake, awkward, queer fish, atypical, newfangled, curiosity, as in a dream, odd fellow, unaccustomed, codger, crankiest, antic, bizar, flakes, uncommon, crankier.