Unifier türkçesi Unifier nedir

  • Birleştiren kimse veya şey.
  • Birleşik güç.
  • Güçleri birleştirici.
  • Birleştirici.

Unifier ingilizcede ne demek, Unifier nerede nasıl kullanılır?

Unifiers : Birleştiren kimse veya şey. Birleştirici. Güçleri birleştirici. Birleşik güç.

Unified : Birleştirilmiş. Birleşmiş. Birleşik.

Unified bond : Konsolide tahvil.

Unified debt : Konsolide borç.

Unified field theory : Birleşik alan kuramı. Genel görelilik kuramının, ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal alanları bir tek varlığın değişik görünümleri olarak işleyen genellemesi.

Reunifies : Tekrar birleşmek. Tekrar birleştirmek.

Unification of labour duration : İş sürelerinin birleştirilmesi. Verilecek yıllık izinlerde işten ayrılma öncesine dayanak olmak üzere işçinin çeşitli iş yerlerinde özenek ödeyerek çalıştığı sürelerin birleştirilmesi. işçiye ve yetimlerine bağlanacak yaşlılık ya da yetim aylıklarına dayanak olmak üzere işçinin emeklilik ve iş yasasına göre çeşitli yerlerde özenek ödeyerek çalıştığı sürelerin birleştirilmesi.

Unification : Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması. Birleştirim. Birleşme. Birleştirme.

 

Reunified : Tekrar birleştirmek. Tekrar birleşmek.

Unifies : Bütün haline getirmek. Aynı yapmak. Birlestirmek. Bir örnek yapmak. Birleştirmek. Tekbiçimli kılmak. Bütünlestirmek.

İngilizce Unifier Türkçe anlamı, Unifier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individual : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Özgün. Tekil. Kişi. Birbirinden ayrı. Başlıbaşına. Zat. İnsan. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Joiner : Birçok gruba üye olan kimse. Birçok yere üye olma meraklısı. Birçok derneğe üye olan kimse. Doğramacı. Ahşap doğramacı. Marangoz.

United : Bir. Ortak amaçlı. Birleştirilmiş. Birleşmiş. Birleşik.

Combiners : Birleştiren kimse veya bir şey. Katıştırıcı.

Fabricator : Sahtekar. Yalancı. Fabrikatör. Uydurukçu. Yapan ya da imal eden kimse. Sahteci. İmalatçı. Uydurmacı.

Incorporated : Anonim. Birleştirilmiş. Birleşik. Birleşmiş. Anonim şirket. Tüzel. Katılmış. Şirketleşmiş. Tüzel kişilik kazanmış.

Soul : Temel direk. Kök. Hissiyat. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Can. Zencilerle ilgili. Öz. Gönül. Esas.

 

Merged : Birleşmiş (şirket vb). Kaynaşmak. Merkitler. Bir moğol kabilesi. Birleşmek. Karışmak. Birleştirilen.

Bonders : İki şeyi birleştiren madde. Bonolarla uğraşan kimse. Örgü taşı. Bağlantı taşı. Bağlayıcı. Bağlayıcı malzeme. Tahvillerle çalışan kimse. Birleştirici madde.

Unifier synonyms : unifiers, assemblers, assembler, joiners, integrated, jointer, fabricators, someone, bonder, binderies, mortal, connective, bindery, consolidative, connecting, person, integrative, incorporate, somebody.

Unifier zıt anlamlı kelimeler, Unifier kelime anlamı

Divided : Parçalarına ayrılmış. Ayrı. Munkasem. Ayrılmış. Farklı. Parçalanmış. Bölünmüş.

Unifier antonyms : nonintegrated.

Unifier ingilizce tanımı, definition of Unifier

Unifier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, unifies. As, a natural law is a unifier of phenomena.