Unitized türkçesi Unitized nedir

  • Birimleştirmek.
  • Birim yapmak.
  • Birimlere ayırmak.
  • Birimleştirilmiş.
  • Birimlere ayrılmış.

Unitized ingilizcede ne demek, Unitized nerede nasıl kullanılır?

Unitized body : Çağdaş binitlerde kullanılan, yüklerin gövdenin tüm parçalarınca paylaşılarak taşınmasına elverişli, çatkısız gövde yapısı. Kabuk gövde.

Unitize : Birimleştirmek. Birim yapmak. Birimlere ayırmak.

Unitizes : Birimleştirmek. Birimlere ayırmak. Birim yapmak.

Unitization : Grupaj taşımacılık.

Unitizing : Birim yapmak. Birimlere ayırmak. Birimleştirmek. Birimlere ayırma.

Ammunition : Askeri mühimmat. Mühimmat. Saldırı fırsatı. Koz. Askeri teçhizat. Cephane.

Ammunition belt : Mayon. Fişeklik.

Ammunition carrier : Mühimmat nakil aracı.

The unities : Hareket zamanı ve konum. Birlikler.

Unities : Uzlaşma. İttifak. Vahdet. Birlik. Ünite. Ahenk. Uyum. Birleşme. Anlaşma. Dayanışma.

İngilizce Unitized Türkçe anlamı, Unitized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unitized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conjugate : Aynı kökten türemiş sözcük. Aynı kökten türemiş. Konjugat. Eşli, eşit iki parçadan oluşan. immunoflouresan veya immünoperoksidaz boya yöntemlerinde olduğu üzere, antijenin tespiti için floresan veya enzim gibi bir belirteç proteiniyle birleştirilmiş antikor molekülünün antijenle birleştirilmesi. Birleşmiş. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşılıklı. Birleşik. Çekmek (fiil). Çift olan.

 

Cohesive : Yapıştırıcı. Yapışmış. Yapışkan. Birleşmiş. Kohezif. Yapışık. Birbirine bağlı. Yapışan. Uyum sağlayan. Bağlı.

Merged : Bir moğol kabilesi. Merkitler. Birleştirilen. Birleşmiş (şirket vb). Kaynaşmak. Birleşmek. Karışmak.

Joint : Raptetmek. Birleşik. Ek. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleşme yeri. Eklem. Birleştirmek. Müşterek. Eklemek. Ek yeri.

Confederate : Müttefik. Birleşmek. Birleştirmek. Hempa. Bağlaşmak. İttifak ettirmek. Konfedere. Birleşik. Suç ortağı. Konfederasyona bağlı kimse.

Confederative : Konfederasyona ait veya ilgili olan. Birlikçi.

Coalesced : Birleşik. Kaynaşmak. Bir araya gelmek. Birleşmek. Birleşmiş.

Amalgamate : Karışım. Katmak. Karıştırıp birleştirmek. Firma. Bileştirmek. Karışma. Birleştirmek. Kaynaşmak. Birleşmek. Katılmak.

Amalgamated : Cıva ile karıştırmak. Birleştirmek. Karışmak. Karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Birleşmek.

Incorporate : Birleşmek. Kapsama almak. Katılmış. Birleştirmek. Katmak. Anonim. Kapsama dahil etmek. Anonim şirket haline getirmek. Dahil etmek. İçermek.

Unitized synonyms : in league, unpartitioned, nonsegmental, unified, conjugated, federated, suprasegmental, unsegmented, in agreement, coalescent, unitizing, united, unitary, incorporated, coalescing, conjunct, fused, tied, agreed, allied, one, unitizes, coupled, federate, consolidated, undivided, integrated, unitize, collective.

 

Unitized zıt anlamlı kelimeler, Unitized kelime anlamı

Divided : Bölünmüş. Farklı. Ayrı. Ayrılmış. Parçalarına ayrılmış. Parçalanmış. Munkasem.

Distributive : Dağıtım. Üleştiren. Dağılımsal. Dağıtıcı. Dağıtımla ilgili. Tevzii. Dağıtan. Taksim eden. Bölüştüren. Üleştirme zamiri.

Segregated : Ayrılmış. Ayrıklanık. Koparılmış. Birikintili. Birikmiş. Bölünmüş. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize.

Unitized antonyms : separate.